to leverage
Pronunciation
/ˈɫɛvɝɪdʒ/, /ˈɫɛvɹədʒ/, /ˈɫivɝɪdʒ/

"leverage"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to leverage
01

sermaye için kullanmak

to utilize borrowed funds or financial resources to increase one's capacity for investment or acquisition
Transitive: to leverage funds
to leverage definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
leverage
3. tekil kişi
leverages
şimdiki zaman ortacı
leveraging
basit geçmiş zaman
leveraged
geçmiş zaman ortacı
leveraged
Örnekler
In a competitive business environment, companies may leverage debt financing to undertake strategic acquisitions.
Rekabetçi bir iş ortamında, şirketler stratejik satın alımlar yapmak için borç finansmanını kaldıraç olarak kullanabilir.
02

kullanmak, faydalanmak

to use something to its maximum advantage
Transitive: to leverage sth
Örnekler
Job seekers leverage their skills and experiences to stand out to potential employers.
İş arayanlar, potansiyel işverenlerin dikkatini çekmek için becerilerini ve deneyimlerini kullanırlar.
Leverage
01

sermaye olarak kullanmak için alınan borç

(finance) the using of credit or someone else's money to raise earning potential of shares
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
02

etki, müzakere gücü

the ability to influence a person or situation through the strategic use of resources to achieve a desired outcome
Örnekler
With the critical vote in his favor, the senator had significant leverage in passing the new bill.
Kritik oyun lehine olmasıyla, senatör yeni yasa tasarısını geçirmede önemli bir kaldıraç gücüne sahipti.
03

kaldıraç, mekanik avantaj

the mechanical advantage gained by being in a position to use a lever
04

kaldıraç, finansal kaldıraç

(finance) the value of a company's shares in relation to its debts
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store