gatepostgender-fluid
/ 25
gatepostgender-fluid
gatepost[n]

kapı dikmesi

gateway[n]

geçit

gateway drug[n]

geçiş maddeleri

gather[v][n]

toplamak,bir araya getirmek • toplama

gather dust[phrase]

tozlanıp durmak

gather up[v]

toplamak,bir araya getirmek

gatherer[n]
gathering[n]

toplanma

gator[n]

timsah

gatvol[adj]

bıkkın,yılmış

gauche[adj]

patavatsız

gaudily[adv]

gösterişli bir şekilde,aşırı parlak bir şekilde

gaudy[adj][n]

şatafatlı • bir üniversite şenliği,mezunlar için düzenlenen bir toplantı

gauge[v][n]

değerlendirmek,tahmin etmek • gösterge,ölçüm aleti

gauging trowel[n]

sivri mala

gaunt[adj]

narin

gauntlet[n]
gaur[n]

yaban öküzü

gauze[n]

gaz,tül

gauze bandage[n]

gazlı bandaj,gaz bezi

gauze-like[adj]

tül gibi,gazlık benzeri

gauzy[adj]

şeffaf,ince

gavia[n]

Gavidae familyasının tip cinsi: dalgıç kuşları,gavia

gavial[n]

gavyal

gavialis gangeticus[n]

Ganj timsahı,gavial

gaviiformes[n]

gaviiformes,büyük su kuşları: dalgıç kuşları ve bazı soyu tükenmiş formlar

gavotte[n]

gavot dansı

gawk[v][n]

şaşkın şaşkın bakmak,aptalca bakakalmak • bir sakar,bir beceriksiz

gawky[adj]

sakar

gawp[v]

aval aval bakmak

gay[n][adj]

eşcinsel erkek • eşcinsel,gay

gay disease[n]

gay hastalığı,homoseksüel hastalığı

gay gordons[n]

Gay Gordons dansı

gay literature[n]

eşcinsel edebiyatı

gaydar[n]

gaydar,eşcinsel algılama yeteneği

gaylord[n]

ibne,homoseksüel

gaymer[n]

gaymer,gaymer

gaysian[n]

Asyalı eşcinsel kişi,gaysian

gaytard[n]

gay kişi,eşcinsel kişi

gaywad[n]

ibne,top

gaze[v][n]

gözünü dikmek • bakış,nazar

gazebo[n]

taraça

gazelle[n]

ceylan

gazette[n][v]

gazete • resmi gazetede yayımlamak,resmi gazeteye geçirmek

gazpacho[n]

gazpaço

gcse[n]

genel orta öğretim sertifikası

gear[n][v]

vites • ayarlamak,uydurmak

gear change[n]

vites değişimi,vites geçişi

gear down[v]

vites küçültmek,düşük vitese geçmek

gear mechanism[n]

dişli mekanizması,iletim sistemi

gear to[v]

uyarlamak,yönlendirmek

gear toward[v]

yönlendirmek,uyarlamak

gear up[v]

hazırlanmak,hazırlık yapmak

gearbox[n]

vites kutusu,şanzıman

gearing[n]

dişli takımı,şanzıman

gearshift[n]

vites kolu

geck[n]

aptal,saf

gecko[n]

geko kertenkelesi

gee[n][v]

yerçekimi tarafından uygulanan kuvvete eşit bir kuvvet birimi; bir cismin hızlandığında maruz kaldığı kuvveti belirtmek için kullanılır,gee • sağa döndürmek,sağa yönlendirmek

gee-haw whimmy diddle[n]

ahşap dönme oyuncak

geebag[n]

sinir bozucu kişi,tatsız insan

geek[n]

acayip tip

geeked[adj]

heyecanlı,coşkulu

geeky[adj]

inek,çok bilmiş

geezer[n]

yaşlı adam,tuhaf ihtiyar

geisha[n]

geisha,geleneksel Japon sanatçısı

gejang[n]

gejang

gel[n][v]

jelatin filtre • jöle sürmek

gel gun[n]

jel tabanca

gel highlighter[n]

jel fosforlu kalem,jel vurgulayıcı

gel manicure[n]

jel manikür,jel manikürü

gel nail polish[n]

jel oje,jel tırnak cilası

gel pen[n]

jel kalem

gelatin[n]

jelatin

gelatinlike[adj]

jelatinimsi,jelatine benzer

gelatinous[adj]

jelatinli,jelatinimsi

gelato[n]

roma dondurması

gelbvieh[n]

gelbvieh

gelding[n]

iğdiş edilmiş at

gelid[adj]

buz gibi,dondurucu

gelling agent[n]

jelleştirici

gelt[n]

para,nakit

gem[n]

mücevher,kıymetli taş

gem clip[n]

ataş,kağıt klipsi

gemelli[n]

gemelli

gemsbok[n]

gemsbok

gemstone[n]

değerli taş,mücevher

gen alpha[n]

Alfa nesli,Alfa kuşağı

gen beta[n]

Beta Jenerasyonu,Gen Beta

gen z[n]

Z Kuşağı,Zoomerlar

gendarme[n]

jandarma

gender[n]

cinsiyet

gender binary[n]

ikili cinsiyet

gender discrimination[n]

cinsiyet ayrımcılığı,toplumsal cinsiyet ayrımcılığı

gender dysphoria[n]

cinsiyet disforisi

gender gap[n]

cinsiyet ayrımı

gender identity[n]

cinsiyet kimliği

gender inequality[n]

cinsiyet eşitsizliği,cinsiyet ayrımcılığı

gender-affirming surgery[n]

cinsiyet değiştirme ameliyatı

gender-fluid[adj]

cinsel yönelim ve biyolojik cinsiyetten bağımsız

LanGeek
Uygulamayı İndir