game controllergarden weeder
/ 25
game controllergarden weeder
game controller[n]

oyun kumandası,oyun kontrol cihazı

game drive[n]
game master[n]

oyun görevlisi

game mechanic[n]

oyun mekaniği

game of chance[phrase]

şans oyunu

game of skill[phrase]

beceri oyunu

game plan[n]

oyun planı,oyun stratejisi

game point[n]

oyun puanı,oyun topu

game room[n]

oyun odası

game show[n]

yarışma programı

game theory[n]

oyun teorisi

game-changer[n]

oyun değiştirici,devrim niteliğinde şey

game-changing[adj]

devrim niteliğinde,oyun değiştiren

gameboard[n]

oyun tahtası

gamelan[n]

gamelan

gamepad[n]

oyun kumandası

gameplay[n]

oynanabilirlik

gamer[n]

bilgisayar oyunları oynayan

gamete[n]

gamet

gamethrowing[n]

oyun sabotajı,kasıtlı kaybetme

gamey[adj]

cesur,gözüpek

gamification[n]

oyunlaştırma

gamine[n]

ince ve erkeklere benzeyen kız

gaming[n]

kumar oynama

gaming console[n]

oyun konsolu

gamist-narrativist-simulationist theory[n]

Oyun Odaklı-Hikaye Odaklı-Simülasyon Odaklı Kuramı

gamma camera[n]

gama kamera

gamma hydroxybutyrate[n]

gamma-hidroksibütrat

gammon[n]

tütsülenmiş domuz budu

gammy[adj]

topal,arızalı

gamp[n]

şemsiye,güneşlik

gamut[n]

tümü

gamy[adj]

cesur,gözüpek

ganache[n]

ganaş

gancho[n]

gancho hareketi

gander[n]

erkek kaz

gang[n][v]

çete • birleşmek,ortak hareket etmek

gang up[v]

birleşmek,üstüne çullanmak

gangbang[n][v]

toplu seks partisi,gangbang • orgiye katılmak,orgi yapmak

gangland[n]

çete dünyası,çete bölgesi

gangling[adj]

fasulye sırığı gibi

ganglion[n]

gangliyon

ganglion cyst[n]

sinir düğümü

gangly[adj]

uzun ve zayıf

gangrene[n][v]

kangren • kangren olmak,nekroz geçirmek

gangsta rap[n]

gangster rap

gangsta walking[n]

gangsta yürüyüşü

gangster[n]

çeteci

gangster film[n]

gangster filmi

gangway[n]

geçit köprüsü,geçiş tahtası

ganja[n]

Afrika uluslarına veya halklarına ilişkin,Afrika milletleri veya insanları ile ilgili

gank[v]

saldırmak

gannet[n]

morus

gantry[n]

portal,konsol yapı

gantt chart[n]

gantt şeması

gap[n][v]

açıklık,fark • aralık bırakmak,boşluk oluşturmak

gap year[n]

ara yıl,boşluk yılı

gape[v][n]

ağzı açık bakmak • ağzı açık bakış,hayret bakışı

gaper[n]

açık anüs,genişlemiş anüs

gapping[n]

eksiltili fiil kullanımı

garage[n][v]

garaj • garaja koymak,garajda saklamak

garage band[n]

küçük müzik grubu

garage cabinet[n]

garaj dolabı

garage door[n]

garaj kapısı

garage rock[n]

garaj rock

garb[n][v]

kıyafet,giysi • giyinmek,kuşanmak

garbage[n]

çöp

garbage can[n]

çöp kutusu

garbage carter[n]

çöpçü,çöp toplayıcı

garbage collector[n]

çöp toplayıcı,çöp kamyonu

garbage disposal[n]

çöp öğütücü

garbage dump[n]

çöplük,atık depolama alanı

garbage hauler[n]

çöp toplayıcı,atık toplayıcı

garbage man[n]

çöpçü,çöp toplayıcı

garbage time[n]

çöp zamanı,önemsiz zaman

garbage truck[n]

çöp kamyonu

garbanzo[n]

nohut

garble[v]

yanlış bir şekilde anlatmak

garbled[adj]

karışık,bozuk

garde manger[n]

soğuk yemek aşçısı

garden[n][v][adj]

bahçe • bahçıvanlık yapmak • olağan,tanıdık

garden bed[n]

bahçe yatağı

garden cart[n]

bahçe arabası,el arabası

garden center[n]

bahçe merkezi,fidecilik merkezi

garden chair[n]

bahçe sandalyesi

garden edger[n]

bahçe düzenleme makası

garden glove[n]

bahçıvanlık eldiveni

garden knife[n]

bahçe bıçağı

garden ornament[n]

bahçe süsü

garden pest[n]

bahçe zararlıları

garden rocket[n]

roka,yabani roka

garden salad[n]

bahçe salatası

garden seat[n]

bahçe koltuğu,bahçe sandalyesi

garden shed[n]

bahçe kulübesi

garden spider[n]

sarıkafa örümcek

garden sprayer[n]

bahçe pülverizatörü

garden stake[n]

bahçe destek çubuğu

garden stool[n]

bahçe taburesi

garden truck[n]

pazar için yetiştirilen taze meyve ve sebzeler,pazar ürünleri

garden weeder[n]

bahçe çapası

LanGeek
Uygulamayı İndir