guidinggutted
/ 25
guidinggutted
guiding[adj]

rehberlik

guild[n]

esnaf birliği

guile[n]

üçkağıtçılık

guileful[adj]

kurnaz,hilekar

guileless[adj]

hilesiz

guillain-barre syndrome[n]

Guillain-Barré sendromu

guillemet[n]

« » işareti

guillemot[n]

dalıcımartı

guillotine[n][v]

giyotin • giyotinle idam etmek

guilt[n]

suçluluk,pişmanlık

guiltily[adv]

suçlu bir biçimde

guilty[adj]

suçlu

guilty as charged[phrase]

suçumu kabul ediyorum

guilty pleasure[phrase]

yasak zevk

guimpe[n]

bluz

guinea[n]

guinea (İtalyan kökenli bir kişi için hakaret içeren terim)

guinea fowl[n]

beçtavuğu

guinea grains[n]

Gine taneleri,Gine biberi

guinea pepper[n]

Gine biberi,cennet taneleri

guinea pig[n]

ginepig

guinness[n]

guinness

guinness book[n]

guinness rekorlar kitabı

guinness world records[phrase]
guiro[n]

guiro

guise[n]

aldatıcı görünüş

guitar[n]

gitar

guitar output jack[n]

gitar çıkış jakı

guitar player[n]

gitarist,gitar çalan kişi

guitarist[n]

gitarist

gujarati[n]

Guceratça

gujerati[n]

Guceratça,Gucerat dili

gula[n]

oburluk,aşırı yeme

gulab jamun[n]

kemalpaşa tatlısı

gulf[n]

körfez

gulfweed[n]

sargassum yosunu

gull[v][n]

kandırmak,aldatmak • martı

gullet[n]

yemek borusu

gullibility[n]

saflık

gullible[adj]

saftirik

gully[n]

yamaç,sel yatağı

gulp[v][n]

yutuvermek • bir yudum,hızlı bir yudum

gulyas[n]

gulaş,paprikalı zengin et yahnisi

gum[n][v]

dişeti • sakız salgılamak,sakız oluşturmak

gum ball[n]

top ciklet

gum boot[n]

lastik çizme,su çizmesi

gum eraser[n]

yumuşak silgi,esnek silgi

gumbo[n]

bamyalı yahni

gumboot dance[n]

gumboot dansı

gumdrop[n]

sakızlı şeker

gummy[adj][n]

yapışkan,cıvık • sakız,jelibon

gummy bear[n]

jöleli ayıcık

gummy candy[n]

jöleli şeker

gump[n]

aptal,ahmak

gumption[n]

kararlılık

gumshoe[n]

lastik çizme,su geçirmez ayakkabı koruyucu

gun[n][v]

silah • ateş etmek,sıkmak

gun battle[n]

silah çatışması,ateş çatışması

gun camera[n]

silah kamerası

gun dog[n]

av köpeği

gun down[v]

silahla öldürmek

gun for[v]

hedeflemek,aktif olarak peşinde koşmak

gun for hire[n]

silahlı kiralık katil

gunboat[n]

gambot

guncon[n]

GunCon

gundi[n]

gundi

gunfight[n]

silahlı çatışma

gunfire[n]

silah ateşi

gung ho[adj]

çok hevesli ve adanmış,coşkulu ve özverili

gunman[n]

silahlı adam,tetikçi

gunmetal gray[adj]

morumsu koyu gri

gunnel[n]
gunner[n]

nişancı

gunpoint[n]

namlu yönü

gunpowder[n]

barut

gunrunner[n]

silah kaçakçısı,silah tüccarı

gunrunning[n]

silâh kaçakçılığı,silâh ticareti

gunshot[n]

silah atışı

gunslinger[n]

silahlı adam

gunwoman[n]

silahlı kadın,ateş eden kadın

guppy[n]

lebistes

gur[n]

palmiye şekeri

gurgle[n][v]

gürültü,şırıltı • guruldama,gıcırdama

guru[n]

Hindu dininde ruhani öğretici

gush[v][n]

fışkırmak,hızla akmak • taşkınlık,coşku

gusset[n]

üçgen parça

gussy up[v]

süslenmek,şık giyinmek

gust[n]

kuvvetli rüzgar

gustation[n]

tat alma

gustatory[adj]

tatma duyusu (ile ilgili)

gustatory modality[n]

tatma modalitesi,tatma yeteneği

gusto[n]

haz

gusty[adj]

rüzgarlı

gut[n][v]

cesaret,yürek • içini temizlemek

gut feeling[phrase]

içgüdüsel his

gutless[adj]

korkak,yüreksiz

guts[n]

guts,uçan disk oyunu

guts out[phrase]

var gücüyle

gutsy[adj]

cesur,gözüpek

gutta[n]

damla süslemesi

gutted[adj]

ümidi kırılmış

LanGeek
Uygulamayı İndir