green goddessgrind to a halt
/ 25
green goddessgrind to a halt
green goddess[n]

yeşil tanrıça,yeşil peri

green goods[n]

taze ürünler,pazar için yetiştirilen taze meyve ve sebzeler

green groceries[n]

taze sebze ve meyve,yeşil bakkal

green hornet[n]

belediye yönetmeliği memuru,yerel yönetim denetçisi

green lacewing[n]

yeşil lacewing,kötü kokulu yeşil sinek

green lane[n]

yeşil yol,yeşil şerit

green light[n][v]

izin • yeşil ışık yakmak,onaylamak

green manure[n]

yeşil gübre,yeşil bitki gübresi

green monkey[n]

yeşil maymun

green onion[n]

taze soğan

green pea[n]

yeşil bezelye,taze bezelye

green peach aphid[n]

yeşil şeftali biti

green pepper[n]

yeşil biber

green room[n]

kulis

green salad[n]

yeşil salata

green screen[n]

yeşil perde,yeşil ekran

green shoots[phrase]
green space[n]

yeşil alan,yeşil bölge

green stink bug[n]

yeşil koku böceği

green tea[n]

yeşil çay

green thumb[n]

bitki yetiştirmede usta

green turtle[n]

yeşil kaplumbağa

green vegetable bug[n]

yeşillik böceği

green vehicle[n]

yeşil araç,çevre dostu araç

green wall[n]

yeşilliklerle kaplı duvar

green with envy[phrase]

kıskançlıktan çatlamak

green-eyed[adj]

yeşil gözlü kıskanç,kıskanç

green-eyed monster[phrase]

yeşil gözlü canavar

green-winged teal[n]

yeşil kanatlı çamurcun,bayağı çamurcun

greenback[n]

yeşil para,banknot

greenbottle[n]

yeşil şişe sineği,parlak bakır yeşili vücutlu şişe sineği

greenery[n]

yeşillik,yeşil yapraklar

greenfly[n]

yeşil sinek

greengage[n]

yeşil erik

greengage plum[n]

greengage eriği,yeşil erik

greengrocer[n]
greengrocer's[n]

manav

greenhouse[n][adj]

sera • sera ile ilgili,sera etkisiyle ilgili

greenhouse effect[n]

sera etkisi

greenhouse gas[n]

sera gazı

greenhouse whitefly[n]

sera beyazsineği

greeniac[n]

radikal çevreci,fanatik çevreci

greenish[adj]

yeşilimsi

greenland caribou[n]

Grönland karibusu,Grönland ren geyiği

greenlandic[adj]

Grönland,Grönlandlı

greenlight[v]

yeşil ışık yakmak,resmi olarak onaylamak

greenness[n]

yeşillik

greens[n]

yeşillik

greensman[n]

set bitki sorumlusu

greenwashing[n]

yeşil aklama,yeşil yıkama

greenway[n]

yeşil yol,yeşil kuşak

greenwich mean time[n]

GMT standart saati

greenwing[n]

yeşilbaş,kış ördeği

greet[v]

selamlaşmak

greeter[n]

karşılayan kimse

greeting[n]

selamlaşma

gregarious[adj]

sokulgan

gregorian calendar[n]

Gregoryen Takvimi

gregory peck[n]

boyun,ense

gremlin[n]

acemi veya deneyimsiz sörfçü,sörf okulundaki çaylaklar

grenade[n]

el bombası

grenadier[n]

fare kuyruklu balık

grevy's zebra[n]

grevy zebrası

greyhound[n]

Tazı köpeği

grid[n]

ızgara,kafes

grid plan[n]

ızgara planı,dikdörtgen plan

grid ruler[n]

ızgara cetveli,kafesli cetvel

griddle[n][v]

saplı tava • ızgarada pişirmek

griddlecake[n]

gözleme,krep

gridiron[n]

ızgara,mangal

gridlock[n]

trafik sıkışıklığı

grief[n]

keder,acı

grief-stricken[adj]

kederli,acı dolu

grievance[n]

şikayet

grieve[v]

yas tutmak

grievous[adj]

ağır

grievously[adv]

ağır şekilde,acı verici bir şekilde

griffin[n]

griffon

grill[n][v]

ızgara • ızgara yapmak

grill pan[n]

ızgara tavası

grillardin[n]

ızgara aşçısı

grille[n]

parmaklık

grilled[adj]

ızgara yapılmış

grilled cheese sandwich[n]

kaşarlı tost

grillwork[n]

kafes,metal ağ

grim[adj]

ürkütücü

grimace[v][n]

yüz ekşitmek • kaş çatması

grimalkin[n]

huysuz yaşlı kadın,cadaloz yaşlı kadın

grime[n][v]

kir,pislik • kirletmek,pisletmek

grimly[adv]

kasvetli bir şekilde,karanlık bir şekilde

grimy[adj]

kirli,pis

grin[v][n]

sırıtmak • sırıtma

grin and bear[phrase]

dişini sıkıp katlanmak

grin from ear to ear[phrase]

ağzı kulaklarına varmak

grin like a cheshire cat[phrase]

ağzı kulaklarına varmak

grinch[n]

neşe kaçıran,huysuz kimse

grind[v][n]

öğütmek • öğütme,ezme

grind gears[phrase]
grind organ[n]

laterna,org

grind to a halt[phrase]

tamamen durmak

LanGeek
Uygulamayı İndir