grandiloquentgratuitously
/ 25
grandiloquentgratuitously
grandiloquent[adj]

kibirli

grandiose[adj]

şaşaalı

grandly[adv]

görkemli bir şekilde, ihtişamla

grandma[n]

büyükanne

grandmaster[n]

satranç ustası

grandmother[n]

büyükanne

grandmother clock[n]

büyükanne saati

grandpa[n]

dede

grandparent[n]

büyükanne ve büyükbaba

grandson[n]

erkek torun

grandstand finish[n]

gösterişli bitiş,nefes kesen final

granita[n]

granita

granite[n]

granit,granit taşı

granite gray[adj]

morumsu gri

grannie[n]

büyükanne,nine

granny[n]

büyükanne

granny panties[n]

büyükanne külotları,nine külotları

granny smith[n]

Granny Smith elması

granola[n]

granola,gevrek müsli

granola bar[n]

granola bar

grant[v][n]

vermek,bahşetmek • burs

grantee[n]

hibe alan kimse

grantor[n]

bağışta bulunan

granular[adj]

tanemsi

granulate[v]

granüle olmak

granulated sugar[n]

beyaz şeker

granule[n]

granül

granulocyte[n]

granülosit

grape[n]

üzüm

grape sugar[n]

üzüm şekeri

grape vine[n]

üzüm asması

grapefruit[n]

greyfurt

grapefruit knife[n]

greyfurt bıçağı

grapefruit spoon[n]

greyfurt kaşığı

grapevine[n]

dedikodu,söylenti

graph[n][v]

çizge • grafikle göstermek,çizmek

graph paper[n]

grafik kağıdı,kareli kağıt

grapheme[n]

grafem

graphemics[n]

yazıbilim

graphene[n]

grafen,iki boyutlu petek örgüsü şeklinde düzenlenmiş tek bir karbon atomu tabakası

graphic[adj][n]

grafik,çizili • grafik,bilgisayar tarafından oluşturulan görüntü

graphic animation[n]

grafik animasyonu

graphic artist[n]

grafik sanatçısı

graphic arts[n]

grafik sanatları

graphic design[n]

grafik tasarım,grafik dizayn

graphic designer[n]

grafiker

graphic novel[n]

resimli roman

graphical[adj]

çizgesel

graphical record[n]

grafik kaydı,grafiksel temsil

graphical recording[n]

grafik kaydı,grafik temsili

graphical user interface[n]

grafiksel kullanıcı arayüzü

graphically[adv]

grafiksel olarak

graphics[n]

grafik

graphics card[n]

grafik kartı

graphics processing unit[n]

grafik işlem birimi,grafik işlemci

graphite[n]

grafit

graphite pencil[n]

grafit kalem,kurşun kalem

graphite stick[n]

grafit çubuk,grafit kalem

grappa[n]

grappa

grapple[v][n]

mücadele etmek,uğraşmak • yakın dövüş,göğüs göğüse mücadele

grapple with[v]

mücadele etmek,başa çıkmaya çalışmak

grappling[n]

yakın dövüş,göğüs göğüse mücadele

grasp[v][n]

sımsıkı tutmak • tutma,kavrama

grasp at[v]

tutunmaya çalışmak,yakalamaya çalışmak

grasp at straws[phrase]

son çareye sarılmak

grasp the nettle[phrase]

sorunun üstüne kararlılıkla gitmek

graspable[adj]

anlaşılabilir,kavranabilir

grasping[n][adj]

kavrama,anlama • açgözlü,hırslı

grass[n][v]

çimen • dalış yapmak,süzülmek

grass green[adj]

çimen yeşili

grass roots[n]

taban

grass skirt[n]

çim eteği

grass snake[n]

sucul yılan

grassfinch[n]

Çimen serçesi

grasshopper[n]

çekirge

grasshopper mouse[n]

grasshopper mouse

grassland[n]

otlak

grassroots[adj]

taban,halk tabanlı

grassy[adj]

çimenli,otla kaplı

grate[n][v]

ızgara • gıcırdamak,tırmalamak

grate on[v]

sinir etmek,rahatsız etmek

grated[adj]

rendelenmiş,rendelenmiş

grated cheese[n]

rendelenmiş peynir

grateful[adj]

minnettar

gratefully[adv]

minnettarlıkla,şükranla

gratefulness[n]

minnettarlık,şükran

grater[n]

rende

gratification[n]

hoşnutluk

gratified[adj]

memnun,hoşnut

gratify[v]

kıvanç duymasını sağlamak

gratifying[adj]

tatmin edici,mutluluk verici

gratifyingly[adv]

tatmin edici bir şekilde,hoşnutluk verici bir biçimde

gratin[n]

graten

grating[n][adj]

demir parmaklık • tizleyici,rahatsız edici

gratingly[adv]

gıcırtılı bir şekilde, tatsız bir şekilde

gratis[adv][adj]

bedava • ücretsiz

gratitude[n]

minnettarlık

grattage[n]

kazıma tekniği

gratuitous[adj]

sebepsiz

gratuitously[adv]

gereksiz yere,sebepsiz yere

LanGeek
Uygulamayı İndir