giant kangaroogirlyboy
/ 25
giant kangaroogirlyboy
giant kangaroo[n]

doğu boz kangurusu

giant lizard[n]
giant panda[n]

büyük panda

giant tortoise[n]

dev kaplumbağa

giardiasis[n]

giardiyaz

gib[n]

hadım kedi,kısırlaştırılmış erkek kedi

gibber[n][v]

anlaşılmaz konuşma,saçmalık • anlaşılmaz konuşmak

gibbon[n]

gibon

gibe[n][v]

alay,istihza • alay etmek

gibeciere[n]

avcı kesesi (sihir)

gibingly[adv]

alaycı bir şekilde,alay edercesine

giblets[n]

tavuk sakatatı

giclee[n]

püskürtmeli baskı

giddily[adv]

coşkuyla,neşe içinde

giddiness[n]

dikkatsizlik,havailik

giddy[adj]

terelelli

giddy-up[interj]

Haydi, haydi!,Deh, deh!

gif[n]

hareketli resim

gift[n][v]

hediye • donatmak,bahşetmek

gift box[n]

hediye paketi

gift card[n]

hediye çeki

gift of gab[phrase]

yağcılık

gift shop[n]

hediyelik eşya mağazası

gift wrap[n]

hediye paket kağıdı,hediye ambalajı

gift-wrap[v]

hediye paketi yapmak

gifted[adj]

yetenekli

gifted education[n]

üstün yetenekli eğitimi,yetenekli öğrenciler için eğitim

giftedness[n]

üstün yeteneklilik,yüksek potansiyel

gig[n]

canlı performans

gigabyte[n]

gigabayt

gigachad[n]

Aşırı çekici, son derece kendinden emin ve neredeyse gerçek dışı veya idealize edilmiş bir derecede sosyal olarak baskın bir erkek,Efsanevi düzeyde çekiciliğe, özgüvene ve sosyal hakimiyete sahip erkek birey

gigahertz[n]

gigahertz

gigantesque[adj]

devasa

gigantic[adj]

devasa

gigantism[n]

devlik

giggle[v][n]

kıkır kıkır gülmek • kıkırdama,gergin bir kahkaha

gigot[n]

but

gigue[n]

jig

gila monster[n]

boncuklu kertenkele

gilded[adj]

yaldızlı,altın rengi

gilding[n]

altınlama

gilet[n]

jile

gill[n]

solungaç

gillyflower[n]

şebboy,karanfil

gilt[adj][n]

altın rengi,parıltılı • altın kaplama,altın görünümlü kaplama

gim[n]

deniz yosunu

gimlet[n]

bir burgu,bir matkap

gimme[n]

kolay elde edilen şey

gimmick[n]

hile,oyun

gimmicky[adj]

hileli,gösterişli

gimp[n][v]

topal,sakat • topallamak,aksamak

gimpette[n]

bir beceriksiz,bir işe yaramaz

gin[n][v]

gin,gin rummy • tuzakla yakalamak,kapanla avlamak

gin and tonic[n]

cin tonik

gin mill[n]

meyhane,bar

gin rummy[n]

remi

ginataan[n]

shiruko

ginep[n]

küçük yenilebilir meyveli tropikal Amerikan ağacı,yeşil derimsi kabuklu ve tatlı sulu saydam etli meyve

ginger[n][v][adj]

kızıl • zencefilemek,zencefil eklemek • kızıl saçlı

ginger ale[n]

zencefil gazozu

ginger beer[n]

zencefilli bira

ginger nut[n]

zencefilli bisküvi

ginger pop[n]

zencefil aromalı gazlı içecek,zencefilli gazoz

ginger snap[n]

zencefilli kurabiye

ginger wine[n]

zencefilli bira

ginger-haired[adj]

kızıl saçlı,kızılımsı kahverengi saçlı

gingerbread[n]

zencefilli çörek

gingerbread man[n]

zencefil adam

gingerly[adv][adj]

dikkatlice,özenle • nazikçe

gingerroot[n]

zencefil kökü,zencefil

gingersnap[n]

zencefilli kurabiye,zencefilli bisküvi

gingery[adj]

taba renkli

gingiva[n]

diş eti,gingiva

gink[n]

bir ahmak,bir beceriksiz

ginmill[n]

bar,meyhane

ginnel[n]

dar geçit,ara sokak

ginormous[adj]

devasa,kocaman

giraffa camelopardalis[n]

zürafa,giraffa camelopardalis

giraffe[n]

zürafa

giraffe bread[n]

zürafa ekmeği,Hollanda benekli ekmeği

girandole[n]

avize

gird[v]

hazırlanmak,kuşanmak

girder[n]

hatıl

girder bridge[n]

kirişli köprü

girdle[n][v]

korse • kuşaklamak,etrafını sarmak

girdle binding[n]

kuşak bağlama

girl[n]

kız

girl crush[n]

kadın aşkı

girl dinner[n]

kız akşam yemeği,hafif atıştırmalık yemek

girl group[n]

kız grubu

girl math[n]

kız matematiği,kız hesabı

girl next door[n]

yan komşu kızı

girl's girl[n]

Kadınları destekleyen kadın,Kadın dayanışmacısı

girlboss[n]

hırslı kadın patron,kararlı iş kadını

girlfriend[n]

kız arkadaş

girlhood[n]

kızlık çağı

girlmoder[n]

feminenleştirici,kadınsı sunucu

girls' night out[n]

kızlar gecesi,kızların dışarı çıkması

girly[adj]

kız gibi,feminen

girlyboy[n]

kadınsı erkek,kadınsı oğlan

LanGeek
Uygulamayı İndir