garden-varietygateleg table
/ 25
garden-varietygateleg table
garden-variety[adj]

sıradan,olağan

gardener[n]

bahçıvan

gardening[n]

bahçıvanlık

gargantuan[adj]

kocaman

gargle[n][v]

gargara sesi,gargara yapma sesi • gargara yapmak,ağzını çalkalamak

gargoyle[n]

heykelcik

garibaldi[n]

Garibaldi'nin kırmızı gömleğinden esinlenilmiş bluz

garish[adj]

cafcaflı

garishly[adv]

gösterişli bir şekilde,aşırı parlak bir şekilde

garland[v][n]

çelenk ile süslemek,çiçek dizisiyle donatmak • çelenk,çiçek halkası

garlic[n]

sarımsak

garlic bread[n]

sarımsaklı ekmek

garlic chive[n]

frenk soğanı

garlic knot[n]

sarımsaklı ekmek

garlic press[n]

sarımsak döveceği

garlic sauce[n]

sarımsak sosu

garlicky[adj]

sarımsaklı,sarımsak kokulu

garment[n][v]

giysi • giydirmek

garment bag[n]

giysi çantası,giysi kılıfı

garment industry[n]

giyim endüstrisi

garment steamer[n]

buharlı ütü

garment worker[n]

terzi işçisi

garment-worker[n]

giyim işçisi,tekstil işçisi

garmentmaker[n]

giyim üreticisi,terzi

garner[v][n]

toplamak • tahıl ambarı,silo

garner attention[phrase]
garnet[n]

garnet

garnet red[adj]

koyu mavimsi kırmızı

garnish[n][v]

garnitür • süslemek (yiyecek)

garratt locomotive[n]

Garratt lokomotifi,eklemli Garratt lokomotifi

garret[n]

tavan arası,çatı katı

garrison[n][v]

garnizon • garnizon kurmak

garrote[n][v]

boğazını sıkarak öldürmek

garrulous[adj]

geveze

garrulus[n]

Garrulinae'nin tip cinsi: Eski Dünya kargaları,garrulus, Eski Dünya kargalarının bir cinsi

garter[n][v]

jartiyer • tespit etmek,fark etmek

garter belt[n]

jartiyer,jartiyer kemeri

garter snake[n]

jartiyer yılanı

garth[n]

bahçe

gas[n][v][adj]

gaz • gazlamak,gazla saldırmak • harika,müthiş

gas chamber[n]

gaz odası,zehirli gaz odası

gas engine[n]

gaz motoru,benzin buharı yerine doğal gaz kullanan bir içten yanmalı motor

gas fire[n]

gazlı ısıtıcı

gas guzzler[n]

benzin canavarı,çok yakıt tüketen araç

gas helmet[n]

gaz maskesi,gaz kaskı

gas in the tank[phrase]
gas lamp[n]

gaz lambası,gaz feneri

gas meter[n]

gaz sayacı

gas pedal[n]

gaz pedalı

gas station[n]

akaryakıt istasyonu

gas station sign[n]

benzin istasyonu işareti,akaryakıt istasyonu tabelası

gas tank[n]

benzin deposu,yakıt tankı

gas up[v]

benzin doldurmak,depoyu doldurmak

gas-powered[adj]
gasbag[n]

gaz torbası,balon gaz kesesi

gasconade[n][v]

övünme,böbürlenme • övünmek,böbürlenmek

gaseous[adj]

gazlı

gaseous state[n]

gaz hali,gaz fazı

gash[v][n]

derin bir kesik açmak,yarmak • derin kesik,yara

gasify[v]

gazlaştırmak,gaza dönüştürmek

gaslamp fantasy[n]

gaz lambası fantezi

gaslight[n][v]

gaz ışığı,aydınlatma gazı ışığı • birini manipüle etmek

gaslight, gatekeep, girlboss[phrase]
gaslighter[n]

manipülatör,duygusal istismarcı

gasmask[n]

gaz maskesi,zehirli gaz maskesi

gasoline[n]

gazolin

gasoline pump[n]

benzin pompası,akaryakıt pompası

gasoline station[n]

benzin istasyonu,akaryakıt istasyonu

gasoline tank[n]

benzin deposu,benzin tankı

gasp[v][n]

nefesi kesilmek • soluğu kesilme

gassy[adj]

gazlı,gaz halinde olan

gasterosteidae[n]

dikenli balıklar

gaston[n]

gaston,gaston tutuşu

gastric[adj]

mideyle ilgili

gastric antacid[n]

mide asit giderici,gastrik antiasit

gastric bypass[n]

mide baypası

gastric flu[n]

gastroenterit

gastritis[n]

gastrit

gastro-oesophageal reflux disease[n]
gastroenteritis[n]

mide-bağırsak iltihabı

gastroenterologist[n]

gastroenteroloji uzmanı

gastroenterology[n]

gastorenteroloji

gastrointestinal[adj]

gastrointestinal

gastrointestinal disorder[n]

gastrointestinal bozukluk,gıda zehirlenmesi hastalığı

gastrointestinal hormone[n]

gastrointestinal hormonu

gastrointestinal system[n]

gastrointestinal sistem

gastrointestinal tract[n]

gastrointestinal kanal

gastronomy[n]

gastronomi

gastropod[n]

karındanbacaklı

gastropub[n]

yiyecek barı

gastroscopy[n]

gastroskopi

gata[n]

gata

gate[n][v]

kapı • bir kapı ile donatmak,bir geçit sağlamak

gate agent[n]
gate-crasher[n]

davetsiz misafir,izin almadan gelen

gateau[n]

kremalı pasta

gated[adj]

kısıtlı,sınırlı

gatehouse[n]

kapı kulesi

gatekeeper[n]

kapıcı,bekçi

gateleg table[n]

katlanabilir yanlı masa

LanGeek
Uygulamayı İndir