Ara
Gate
01
kapı, geçit
the part of a fence or wall outside a building that we can open and close to enter or leave a place
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
gates
Örnekler
She waited for him outside the school gate.
Okul kapısının dışında onu bekledi.
02
kapı
a part of an airport or terminal that passengers go through to get on or off a plane, train, or bus
Örnekler
He read a book while waiting at the gate for his flight.
Uçağı için kalkış kapısında beklerken bir kitap okudu.
03
kapı, mantık kapısı
a computer circuit with several inputs but only one output that can be activated by particular combinations of inputs
04
toplam giriş gelirleri, bilet gişesi toplamı
total admission receipts at a sports event
to gate
01
bir kapı ile donatmak, bir geçit sağlamak
supply with a gate
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
gate
3. tekil kişi
gates
şimdiki zaman ortacı
gating
basit geçmiş zaman
gated
geçmiş zaman ortacı
gated
02
kısıtlamak, hareketi sınırlandırmak
restrict (school boys') movement to the dormitory or campus as a means of punishment
03
bir vana ile kontrol etmek, kapı gibi işlev gören bir cihazla düzenlemek
control with a valve or other device that functions like a gate



























