good things come to those who waitgovern
/ 25
good things come to those who waitgovern
good things come to those who wait[sentence]

sabreden derviş muradına ermiş

good time[n]

iyi zaman

good turn[n]

iyilik

good value[n]

iyi fiyat-performans,iyi değer

good wine needs no bush[sentence]

iyi mal kendisini belli eder

good-by[n]

hoşça kal,güle güle

good-bye[n]

hoşçakal,güle güle

good-for-nothing[n][adj]

işe yaramaz,haylaz • işe yaramaz,hiçbir işe yaramayan

good-good[n]

mükemmel olan,üstün kalite

good-hearted[adj]

iyi kalpli,yardımsever

good-humored[adj]

güler yüzlü

good-humoredness[n]

iyi huyluluk,neşeli yardımseverlik

good-looking[adj]

iyi görünümlü

good-natured[adj]

iyi huylu

good-naturedness[n]

iyi huyluluk,güler yüzlülük

good-tempered[adj]

iyi huylu

good-temperedness[n]

iyi huyluluk,gönül hoşluğu

goodby[n]

elveda,hoşça kal

goodness[n]

iyilik,naziklik

goodnight vienna[phrase]
goods[n]

ürün

goodwill[n]

iyi niyet,hoşgörü

goody[n]

lezzetli yiyecek,ağız tadı

goody two shoes[phrase]

uslu çocuk

gooey[adj]

yapışkan

goof[v][n]

pot kırmak,hata yapmak • aptal,saf

goof around[v]

oyalanmak,şakalaşmak

goof off[v]

oyalanmak,boş boş dolaşmak

goofball[n]

soytarı,palyaço

goofproof[v][adj]

insan hatasına dayanıklı,yanlış kullanıma karşı dayanıklı • hatasız,yanılmaz

goofy[n][adj]

Goofy,Walt Disney tarafından yaratılmış bir çizgi film karakteri • şakacı,tuhaf

goofy foot[n]

goofy foot,sağ ayağı önde sörf yapan kişi

google[n][v]

Google • google'a bakmak

googly[n]

bir googly,aldatıcı bir top

goon[n]

eşkıya

gooner[n]

pornografi bağımlısı,kompulsif mastürbatör

goontard[n]

pornografi manyağı aptal,mastürbasyon takıntılı salak

goose[n][v]

kaz • kalçayı sıkmak

goose bumps[n]

tüyleri diken diken olmak

goose egg[n]

sıfır puan

goose pimples[n]

tüylerin diken diken olması,tüylerin ürpermesi

gooseberry[n]

bektaşi üzümü

gopak[n]

gopak (ukrayna halk dansı)

gopher[n]

tarla sincabı

gopher tortoise[n]

gopher kaplumbağası,tünel kazabilen kara kaplumbağası

gopher turtle[n]

gopher kaplumbağası,yenilebilir kazıcı kara kaplumbağası

gopherus polypemus[n]

Kuzey Amerika'nın güneydoğusuna özgü yenilebilir toprak kaplumbağası,gopherus polypemus

gopro camera[n]

aksiyon kamera

goral[n]

goral

gorbals kiss[n]

kafa atma,kafa vurma

gordian[adj]

Frigya'nın efsanevi kralı Gordius veya başkenti Gordium ile ilgili,Frigya'nın mitolojik kralı Gordius veya başkenti Gordium'a ait

gordita[n]

gordita

gore[v][n]

delmek,saplamak • kan dökme,katliam

gorge[v][n]

çok yemek yemek • yutak,yemek borusu

gorgeous[adj]

göz kamaştırıcı

gorgeously[adv]

muhteşem bir şekilde,görkemli bir şekilde

gorget[n]

gırtlak zırhı,boyunluk

gorgon[n]

gorgon

gorgonzola[n]

gorgonzola peyniri

gorilla[n]

goril

gorilla gorilla[n]

goril,goril goril

gorilla gorilla gorilla[n]

bir tür goril,bir çeşit goril

gormless[adj]

anlayışsız,aptal

gory[adj]

kanlı,kanlar içinde

goshawk[n]

çakır kuşu

gosling[n]

yavru kaz

gospel[n]

incil

gospel blues[n]

kutsal blues

gospel music[n]

kilise müziği

gospels[n]

inciller,dört incil

gossamer[adj][n]

hafif,narin • örümcek ağı

gossip[v][n]

dedikodu yapmak • hoşbeş

gossip column[n]

dedikodu sütunu

gossip columnist[n]

dedikodu yazarı

gossip mill[n]

dedikodu değirmeni,söylenti fabrikası

gossipfest[n]

dedikodu şöleni,gıybet oturumu

gotchies[n]

iç çamaşırı,kilot

goth girlfriend and gamer boyfriend[n]

got kız arkadaş ve oyuncu erkek arkadaş,got sevgili ve oyuncu erkek arkadaş

gotham green[adj]

Gotham yeşili

gothic[adj][n]

gotik tarzında • gotik tarzı

gothic architecture[n]

Gotik mimari

gothic chess[n]

gotik satrancı

gothic fiction[n]

gotik roman

gothic metal[n]

gotik metal

gothic revival[n]

Neogotik mimari

gothic rib vault[n]

gotik kaburgalı tonoz

gothic rock[n]

gotik rock

gouache[n]

guaj

gouda[n]

gouda peyniri

gouda cheese[n]

gouda peyniri

gouge[v][n]

kazıklamak,sömürmek • oyuk oyma kalemi,gouge keskisi

gouger[n]

serseri,kabadayı

goujon[n]

ince şeritler halinde kesilmiş balık

goulash[n]

gulaş

gourd[n]

asma kabağı

gourmand[n]

boğazına düşkün kimse

gourmandize[v]

aşırı yemek,tıka basa yemek

gourmet[n][adj]

ağzının tadını bilen • lezzetli ve kaliteli (yemek)

gout[n]

gut

govern[v]

idare etmek

LanGeek
Uygulamayı İndir