Ara
Gel
Örnekler
She applied a pea-sized amount of hair gel to tame her unruly curls.
Dağınık buklelerini kontrol altına almak için bezelye büyüklüğünde bir miktar saç jeli uyguladı.
02
jelatin filtre
a thin, colored or translucent sheet placed over stage lights to produce lighting effects
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
gels
Örnekler
The lighting designer added a blue gel to the spotlight.
Işık tasarımcısı spot ışığına mavi bir jel ekledi.
03
jel, jelatinimsi madde
a substance that is similar to a solid but is made from a liquid that has thickened into a semi-solid form
Örnekler
The scientist used a gel to separate DNA in the lab.
Bilim insanı, laboratuvarda DNA'yı ayırmak için bir jel kullandı.
to gel
01
jöle sürmek
to apply a styling gel to hair
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
gel
3. tekil kişi
gels
şimdiki zaman ortacı
gelling
basit geçmiş zaman
gelled
geçmiş zaman ortacı
gelled
Örnekler
She gelled her hair before going to the party.
O, partiye gitmeden önce saçlarını jelledi.
02
jel haline gelmek, pıhtılaşmak
to solidify into a gelatinous form
Örnekler
The mixture gels after cooling for ten minutes.
Karışım on dakika soğuduktan sonra jelleşir.



























