laufen
Pronunciation
/ˈlaʊ̯fən/

"laufen"kelimesinin Almanca tanımı ve anlamı

laufen
01

koşmak, hızlı hareket etmek

Schnell mit den Füßen bewegen
laufen definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzensiz
yardımcı fiil
sein
1. tekil kişi
laufe
3. tekil kişi
läuft
şimdiki zaman ortacı
laufend
basit geçmiş zaman
lief
geçmiş zaman ortacı
gelaufen
Örnekler
Das Kind läuft im Park.
Çocuk parkta koşar.
02

yürümek

Sich in normalem Tempo gehend fortbewegen
laufen definition and meaning
Örnekler
Er läuft oft im Wald.
O sık sık ormanda koşar.
03

akmak

Sich als Flüssigkeit bewegen
laufen definition and meaning
Örnekler
Der Bach läuft schnell.
Dere akıyor hızlı.
04

ilerlemek, gelişmek

Ablaufen oder sich entwickeln
Örnekler
Die Software läuft im Hintergrund.
Yazılım arka planda çalışır.
05

çalışmak, işlemek

Technisch funktionieren
Örnekler
Die Heizung läuft zu laut.
Isıtıcı çalışıyor çok gürültülü.
06

geçerli olmak, yürürlükte olmak

Rechtliche Gültigkeit besitzen
Örnekler
Diese Karte läuft nur bis Freitag.
Bu kart yalnızca cuma gününe kadar geçerlidir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store