Ara
to grate
01
rendelemek
to cut food into small pieces or shreds using a tool with sharp holes
Transitive: to grate food ingredients
Örnekler
Grate the cheese for the pizza using a cheese grater.
Pizza için peyniri bir peynir rendesi kullanarak rendeleyin.
02
gıcırdamak, tırmalamak
to produce a harsh, irritating sound by rubbing or scraping
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
grate
3. tekil kişi
grates
şimdiki zaman ortacı
grating
basit geçmiş zaman
grated
geçmiş zaman ortacı
grated
Örnekler
The door hinges grated as he opened it slowly.
Kapı menteşeleri yavaşça açarken gıcırdadı.
03
aşındırmak
to scratch or rub repeatedly against a surface, often causing irritation or annoyance
Intransitive: to grate against sth
Örnekler
The rough fabric is grating against his skin, causing irritation.
Pürüzlü kumaş cildine sürtünerek tahrişe neden oluyor.
04
sinir etmek, rahatsız etmek
to cause discomfort, annoyance, or irritation in someone
Intransitive: to grate on sb/sth
Örnekler
His constant jokes began to grate on her patience.
Sürekli şakaları onun sabrını aşındırmaya başladı.
05
ızgara ile donatmak, demir çubuklarla donatmak
to provide or equip something with a a frame of iron bars, typically for protection
Transitive: to grate sth
Örnekler
They grated the fireplace to keep the logs from rolling out.
Kütüklerin yuvarlanmasını önlemek için şömineyi parmaklıkla çevirdiler.
Grate
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
grates
Örnekler
The fireplace grate held burning logs securely.
Şömine ızgarası, yanan kütükleri güvenle tuttu.
02
parmaklık, kafes
a barrier of parallel or crossed bars that blocks a passage while allowing air or light to pass
Örnekler
The cellar window was covered with a metal grate.
Bodrum penceresi metal bir parmaklık ile kaplanmıştı.
03
gıcırtı, tırmalayıcı ses
a harsh, rasping, or grinding sound produced by scraping or friction
Örnekler
Her nails on the window produced an unpleasant grate.
Penceredeki tırnakları hoş olmayan bir gıcırtı üretti.
Leksikal Ağaç
grated
grater
grating
grate



























