to run away with
run
ˈrʌn
ran
a
ə
ē
way
ˌweɪ
vei
with
wɪð
vidh

"run away with"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to run away with
01

kaçırmak, çalıp kaçmak

to steal something and escape without being caught 
to run away with definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
away with
temel fiil
run
şimdiki zaman
run away with
3. tekil kişi
runs away with
şimdiki zaman ortacı
running away with
basit geçmiş zaman
ran away with
geçmiş zaman ortacı
run away with
Örnekler
The gang of robbers managed to run away with a large sum of cash from the bank heist. 

Soyguncu çetesi, banka soygunundan büyük bir miktar parayı kaçırmayı başardı.

02

kendini kaptırmak, kontrolden çıkmak

to become controlled by something, making one act or think irrationally 
Örnekler
His anger ran away with him, and he said things he later regretted. 

Öfkesi onu götürdü ve sonradan pişman olduğu şeyler söyledi.

03

kaçmak, gizlice ayrılmak

to depart in secret with a romantic partner, often to get married 
Örnekler
They decided to run away with each other and get married in a small chapel. 

Birlikte kaçmaya ve küçük bir şapelde evlenmeye karar verdiler.

04

düşünmeden benimsemek, sonuçlarını düşünmeden kabul etmek

to adopt an idea or concept without considering its potential consequences or implications 
Örnekler
She ran away with the notion that investing in the stock market was an easy path to wealth. 

Borsaya yatırım yapmanın zenginliğe giden kolay bir yol olduğu fikrini düşünmeden benimsedi.

05

açık ara farkla geçmek, domine etmek

to greatly surpass others in a particular area or activity 
Örnekler
She ran away with the competition, earning the first-place trophy in the piano contest. 

O, piyano yarışmasında birincilik kupasını kazanarak yarışmayı açık ara farkla kazandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store