Ara
to blow out
01
üflemek
to put out a flame, candle, etc. using the air in one's lungs
Transitive: to blow out a flame
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
out
temel fiil
blow
şimdiki zaman
blow out
3. tekil kişi
blows out
şimdiki zaman ortacı
blowing out
basit geçmiş zaman
blew out
geçmiş zaman ortacı
blown out
Örnekler
With a single breath, the magician managed to blow out all the candles on the table.
Sihirbaz, tek bir nefesle masadaki tüm mumları söndürmeyi başardı.
02
üflemek, söndürmek
to be extinguished by the movement of air
Intransitive
Örnekler
The birthday party in the backyard was challenging as the candles on the cake kept blowing out.
Arka bahçedeki doğum günü partisi zordu çünkü pastanın üzerindeki mumlar sürekli sönüyordu.
03
patlama, fışkırma
(of an oil or gas well) to release gas abruptly and forcefully
Intransitive
Örnekler
The pressure became too great and the well finally blew out in a dramatic eruption.
Basınç çok fazla arttı ve kuyu sonunda dramatik bir patlamayla patladı.
04
patlamak, patlatmak
(of a tire) to burst or puncture while the vehicle is moving
Intransitive
Transitive: to blow out a tire
Örnekler
He accidentally blew the tire out by hitting a pothole.
Bir çukura çarparak yanlışlıkla lastiği patlattı.
05
dinmek, sakinleşmek
(of a storm) to gradually lose strength and force, reaching a state of calm
Intransitive
Örnekler
The hurricane blew out before reaching the coast.
Kasırga, kıyıya ulaşmadan önce dindi.
06
hayal kırıklığına uğratmak, bırakmak
to disappoint someone by failing to meet them or fulfill a previously made arrangement
Dialect
British
Transitive: to blow out a person or plan
Örnekler
The sudden emergency blew out our weekend getaway.
Ani acil durum hafta sonu kaçamağımızı mahvetti.
07
çıkarmak, ciddi şekilde incitmek
to severely injure a joint, especially one's knee, or to be injured in such a way
Dialect
American
Transitive: to blow out a joint
Örnekler
He blew his ankle out while playing basketball.
Basketbol oynarken bileğini incitti.
blow out
01
kışkırtıcı bir şekilde, provokatif bir tarzda
in a provocative manner
dil bilgisi bilgileri



























