Ara
willy-nilly
01
istemeyerek istemeyerek, zorla
in a way that happens regardless of someone's wishes or control
Örnekler
Tourists were swept willy-nilly into the protest crowd.
Turistler protesto kalabalığına istemeseler de sürüklendi.
02
rastgele, düşüncesizce
in a disorganized or careless manner
Örnekler
The town expanded willy-nilly without proper zoning.
Kasaba, uygun bir imar planı olmadan gelişigüzel genişledi.
willy-nilly
Örnekler
I ca n't work with someone so willy-nilly about deadlines.
Son teslim tarihleri konusunda bu kadar kararsız biriyle çalışamam.
02
düzensiz, karmakarışık
lacking order or proper structure
Örnekler
The event was a willy-nilly mix of ideas with no clear focus.
Etkinlik, net bir odak noktası olmayan düzensiz bir fikir karışımıydı.



























