untimely
un
ʌn
an
time
ˈtaɪm
taim
ly
li
li
uncomelyuntidily

"untimely"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

untimely
01

yersiz

happening or being done when it is not appropriate 
untimely definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most untimely
karşılaştırma derecesi
more untimely
derecelendirilebilir
Örnekler
Dave's untimely return disrupted the ongoing meeting. 

Dave'in zamansız dönüşü devam eden toplantıyı aksattı.

02

vaktinden önce, zamansız

occurring before the expected or natural time, particularly in relation to death 
Örnekler
His untimely death in military action left his family devastated and unprepared. 

Askeri bir harekattaki vaktinden önce ölümü, ailesini perişan ve hazırlıksız bıraktı.

untimely
01

zamansızca, uygunsuz bir şekilde

at a time that is unsuitable or disrupts the expected course of events 
untimely definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The meeting was interrupted untimely by a phone call. 

Toplantı, bir telefon görüşmesiyle zamansız bir şekilde kesintiye uğradı.

02

vaktinden önce, çok erken

too soon or prematurely, often with a sense of tragedy or misfortune 
Örnekler
He passed away untimely, leaving his family in shock. 

Vaktinden önce vefat etti, ailesini şok içinde bıraktı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store