Ara
to light up
01
aydınlatmak
to make something bright by means of color or light
Transitive: to light up sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
up
temel fiil
light
şimdiki zaman
light up
3. tekil kişi
lights up
şimdiki zaman ortacı
lighting up
basit geçmiş zaman
lit up
geçmiş zaman ortacı
lit up
Örnekler
The Christmas tree lights twinkled brightly, lighting up the living room with a warm, festive glow.
Noel ağacının ışıkları parlak bir şekilde parıldıyor, oturma odasını sıcak, festiv bir parıltıyla aydınlatıyordu.
1.1
aydınlanmak, ışıldamak
to become bright by means of color or light
Intransitive
Örnekler
The stage lit up as the spotlight shone on the lead actor, ready for her big entrance.
Sahne, başrol oyuncusunun üzerine ışık düştüğünde aydınlandı, büyük girişine hazırdı.
02
yanmaya başlamak, alev almak
to begin burning, producing visible flames and releasing heat
Intransitive
Örnekler
The candle wick lights up as the flame touches it.
Mum fitili, alev ona dokunduğunda yanar.
2.1
yakmak, alev vermek
to cause something to start burning brightly
Transitive: to light up sth
Örnekler
She lit the candles up with a lighter.
O, bir çakmakla mumları yaktı.
03
yakmak, tutuşturmak
to start smoking a cigarette
Transitive: to light up a cigarette
Örnekler
The social smoker lit up a cigarette after dinner, joining in the conversation with friends.
Sosyal içici, akşam yemeğinden sonra bir sigara yaktı, arkadaşlarıyla sohbete katıldı.
04
aydınlanmak, neşelenmek
to show happiness or excitement through a noticeable change in one's facial expression or demeanor
Intransitive
Örnekler
I can't wait to see her face light up when she receives the news.
Haberleri aldığında yüzünün aydınlandığını görmek için sabırsızlanıyorum.
4.1
aydınlatmak, neşelendirmek
to bring liveliness, joy, or happiness to someone's expression
Transitive: to light up someone's expression
Örnekler
The surprise announcement of a promotion lit up his face with pure joy.
Bir terfi sürpriz açıklaması yüzünü saf bir neşeyle aydınlattı.



























