ovenbakeoverindulgent
/ 17
ovenbakeoverindulgent
ovenbake[v]

fırınlamak

ovenbird[n]

fırıldak ötleğeni

ovenproof[adj]

fırında kullanılabilen

ovenware[n]

fırın kabı

over[prep][adv][adj][n][v]

üstünde • aşırı • bitmiş,sona ermiş • seri,over • üzerinden atlamak,aşmak

over a long distance[phrase]
over again[adv]

yeniden,baştan

over and above[prep]

ötesinde,fazlasıyla

over and over[adv]

tekrar tekrar,durup dinlenmeden

over dead body[phrase]

cesedimi çiğnersin

over head[phrase]

aklını aşmak

over here[adv]

burada,işte burada

over it[phrase]
over shoes over boots[phrase]
over the hill[phrase]

iş bitmiş

over the odds[phrase]

normalden pahalı

over the top[adv][adj]

abartılı • aşırı,abartılı

over the years[adv]

yıllar içinde,yıllar geçtikçe

over time[adv]

zamanla,zaman içinde

over-egg the pudding[phrase]

işi gereksiz yere karmaşıklaştırmak

over-embellished[adj]

aşırı süslü,fazla süslenmiş

over-optimistic[adj]

iyimser

over-the-counter[adj]

reçetesiz satılan ilaç

over-the-door clothes hanger[n]

kapı üstü elbise askısı

over-the-hill[adj]

geçmişini doldurmuş,zirvesini aşmış

over-the-shoulder shot[n]

omuz üstünden çekim

over-the-top[adj]

aşırı,abartılı

overabundant[adj]

aşırı bol,fazla miktarda

overachieve[v]

başarılı performans göstermek

overachiever[n]

aşırı başarılı,yetenekli öğrenci

overact[v]

abartılı rol yapmak

overall[adj][n][adv]

tüm • tulum • bütününe bakıldığında

overalls[n]

iş tulumu

overambitious[adj]

hırs küpü

overawe[v]

gözünü korkutmak,etkilemek

overawed[adj]

etkilenmiş,heyecanlanmış

overbearing[adj]

baskıcı,zorba

overblouse[n]

pantolon veya eteğin içine sokmadan giyilen bluz

overboard[adv]

güverteden aşağı,denize

overboil[v]

taşmak,taşırmak

overbook[v]

fazla rezervasyon yapmak

overbridge[n]

üst geçit,yaya köprüsü

overburden[v][n]
overcast[adj][n][v]

kapalı (hava) • bulutlu,kapalı hava • kenarını kapitone dikmek,kenar dikişi yapmak

overcautious[adj]

aşırı dikkatli

overcharge[n][v]

aşırı fiyat,fahiş fiyat • fiyatı fazla yükseltmek

overclothes[n]

dış giyim,açık hava giysileri

overcoat[n]

palto

overcome[v]

üstesinden gelmek

overcook[v]

çok pişirmek

overcooked[adj]

fazla pişmiş

overcrowd[v]

fazla kalabalık etmek

overcrowded[adj]

tıka basa dolu

overcrowding[n]
overdevelopment[n]

aşırı açındırma

overdo[v]

aşırıya kaçmak,fazla yapmak

overdog[n]

kayda değer avantajı bulunan kimse

overdone[adj]

abartılı,aşırıya kaçılmış

overdose[v]

aşırı dozda kullanmak

overdraft[n]

kredi

overdraw[v]

abartmak,büyütmek

overdrawn[adj]
overdress[v]

giyimde aşırıya kaçmak

overdressed[adj]

aşırı resmi giyinmiş

overdrive[v][n]

aşırı çalıştırmak,fazla zorlamak • aşırı hız,overdrive

overdue[adj]

vadesi geçmiş

overeat[v]

gereğinden fazla yemek yemek

overeating[n]

aşırı yeme

overemphasize[v]

abartmak,fazla vurgulamak

overestimate[v][n]

tahmin yaparken masrafını veya değerini fazla yüksek tutmak • fazla tahmin,aşırı değerlendirme

overexcited[adj]

aşırı heyecanlı

overexert[v]

aşırı zorlamak,fazla çaba harcamak

overexploit[v]

taş yağmuruna tutmak

overexpose[v]

aşırı pozlamak,çok fazla ışığa maruz bırakmak

overexposed[adj]

aşırı pozlanmış,fazla pozlanmış

overexposure[n]

aşırı pozlama,fazla maruz kalma

overextended[adj]

aşırı yüklenmiş,fazla genişlemiş

overfamiliar[adj]

aşırı samimi,fazla içten

overfed[adj]

aşırı beslenmiş

overfilled[adj]

aşırı dolu,taşmış

overfishing[n]

aşırı avlanma,fazla balık avlama

overflow[v][n]

taşmak,aşmak • taşma,büyük akış

overflowing[adj]

taşan,dolu

overfly[v]
overfond[adj]

aşırı düşkün

overgenerous[adj]

aşırı cömert,fazlasıyla cömert

overgorge[v]

tıka basa yemek,aşırı yemek

overgraze[v]

aşırı otlatmak,otlakları aşırı kullanmak

overgrazing[n]

aşırı otlatma,fazla otlatma

overhang[n][v]

çıkıntı,sarkıntı • sarkmak

overhaul[v][n]

bakım onarım yapmak • genel bakım

overhead[adj][n][adv]

yukarıda olan • genel giderler • başın üzerinde,kafanın üstünde

overhead line[n]

havai hat,havai kablo

overhead position[n]

baş üstü pozisyonu,overhead pozisyonu

overhead projector[n]

tepegöz,projeksiyon cihazı

overhear[v]

kulak misafiri olmak

overheat[v]

aşırı ısınmak,fazla ısınmak

overheated[adj]

aşırı ısınmış,fazla ısınmış

overindulge[v]

tıka basa yemek,aşırı yemek

overindulgent[adj]

aşırı hoşgörülü,fazla müsamahakâr

LanGeek
Uygulamayı İndir