operoseorange tree
/ 17
operoseorange tree
operose[adj]

emek isteyen,yorucu

ophidiophobia[n]

yılan korkusu

ophthalmologist[n]

göz doktoru

ophthalmology[n]

oftalmoloji

ophthalmoscope[n]

oftalmoskop

ophthalmoscopy[n]

oftalmoskopi

opiate[n]

opiat

opine[v]

varsaymak,düşünmek

opinion[n]

görüş

opinion journalism[n]

görüş gazeteciliği

opinion piece[n]

görüş yazısı

opinion poll[n]

kamuoyu yoklaması

opinionated[adj]

inatçı,bir noktada ritmik tırıs

opioid[n][adj]

opioid • opioid ile ilgili

opium[n]

afyon

opossum[n]

keseli sıçan

opp[n]

düşman,rakip

opponent[n][adj]

muhalif • karşıt,rakip

opportune[adj]

uygun

opportunist[n][adj]

fırsatçı • fırsatçı,çıkarcı

opportunistic[adj]

fırsatçı

opportunistically[adv]

fırsatçı bir şekilde

opportunity[n]

fırsat

opposable[adj]

karşı konulabilir,kavrayabilen

oppose[v]

karşı koymak

opposed[adj]

karşı

opposing[adj]

karşıt

opposite[adj][n][adv][prep]

karşı tarafında • zıt,karşıt • karşı tarafta • karşısında

opposite hitter[n]

oppozit smaçör,karşı smaçör

opposite number[phrase]

muadili

opposite word[n]

zıt anlamlı kelime,karşıt kelime

opposition[n]

muhalefet

oppositional[adj]

muhalif

oppress[v]

baskı yapmak,eziyet etmek

oppression[n]

baskı

oppressive[adj]

baskıcı,zalim

opprobrious[adj]

aşağılayıcı,utanç verici

opprobrium[n]

rezalet

oppugn[v]

sorgulamak,tartışmak

opt[v]

seçmek

opt in[v]

katılmayı tercih etmek

opt out[v]

çekilmek

optic[n][adj]

göz,görme organı • görsel

optic chiasm[n]

optik kiazma,optik sinirlerin çaprazlanması

optic chiasma[n]

optik kiazma,optik sinirlerin çaprazlanması

optic disc[n]

kör nokta

optic nerve[n]

optik sinir

optical[adj]

optik,görsel

optical printer[n]

optik yazıcı

optically[adv]

optik olarak,görsel olarak

optician[n]

optisyen

optician's[n]

gözlükçü

optimal[adj]

en uygun

optimality theory[n]

optimalite kuramı

optimally[adv]

optimal bir şekilde,en uygun şekilde

optimism[n]

iyimserlik

optimist[n]

iyimser

optimistic[adj]

iyimser

optimistically[adv]

iyimserlikle

optimize[v]

optimize etmek,olumlu bir zihniyetle yaklaşmak

optimum[adj][n]

optimum,en uygun • optimum,en iyi

option[n]

seçenek

optional[adj][n]

isteğe bağlı • seçmeli, isteğe bağlı

optometrist[n]

optometrist

optometry[n]

optometri

optometry admission test[n]

Optometri Kabul Testi,Optometri programlarına giriş sınavı

opulence[n]

servet

opulent[adj]

varlıklı

opulently[adv]

görkemli bir şekilde,şatafatlı bir şekilde

opus[n]

opus

or[conj]

ya

or else[phrase][conj]

yoksa • yoksa

or so[phrase]

civarında

or two[det]

bir iki,birkaç

or what[phrase]

meğer

ora serrata[n]

retinanın en uç uzantısı

oracle[n]

kehanet merkezi

oracle bone[n]
oracular[adj]

kehanetle ilgili

oral[adj][n]

sözlü • sözlü sınav

oral and maxillofacial radiology[phrase]

oral ve maksillofasiyal radyoloji

oral and maxillofacial surgery[n]

oral ve maksillofasiyel cerrahi

oral candidiasis[n]

pamukçuk

oral cavity[n]

ağız boşluğu

oral exam[n]

sözlü sınav,sözlü değerlendirme

oral fissure[n]

ağız açıklığı,ağız boşluğu

oral hygiene[n]

ağız hijyeni

oral irrigator[n]

ağız duşu,oral irrigatör

oral surgeon[n]

ağız cerrahı

oralism[n]

oralizm,sözel yöntem

orally[adv]

ağızdan

orally disintegrating tablet[n]

ağızda dağılan tablet

orange[adj][n]

turuncu • portakal

orange belt[n]

turuncu kuşak,turuncu derece

orange chicken[n]

portakallı tavuk

orange juice[n]

portakal suyu

orange liqueur[n]

portakal likörü,portakal aromalı likör

orange red[n]

turuncu kırmızı,canlı turuncu kırmızı

orange squash[n]

sıkma portakal suyu

orange tree[n]

portakal ağacı,turunç ağacı

LanGeek
Uygulamayı İndir