owie[n]
acı,yaracık
owing to[prep]
nedeniyle,yüzünden
owl[n]
baykuş
owl parrot[n]
kakapo
owlet[n]
yavru baykuş
own[adj][v]
kendi • sahip olmak
own goal[n]
kendi kalesine gol,autogol
own up[v]
itiraf etmek
owner[n]
mal sahibi
owner's manual[n]
kullanım kılavuzu,sahip el kitabı
ownership[n]
mülkiyet,sahiplik
owt[n]
bir şey,nesne
ox[n]
öküz
ox cart[n]
öküz arabası,öküz kağnısı
oxblood red[adj]
bordo
oxen[n]
öküzler,evcil sığırlar
oxford[n]
Oxford,Oxford şehri
oxford gray[adj]
koyu gri
oxfords[n]
oxford ayakkabı
oxidation[n]
oxidation-reduction[n]
oksidasyon-indirgeme,oksidasyon-indirgeme reaksiyonu
oxidative[adj]
oksidatif
oxidize[v]
oksitlenmek,paslanmak
oximeter[n]
oksimetre
oxpecker bird[n]
buphagus
oxtail[n]
sığır kuyruğu
oxy[n]
oksi,oksikodon
oxygen[n]
oksijen
oxygen mask[n]
oksijen maskesi
oxygen thief[n]
oksijen hırsızı,asalak
oxymoron[n]
oksimoron
oxytocin[n]
oksitosin
oyster[n][v]
istiridye • istiridye toplamak, istiridye kazmak
oyster mushroom[n]
kavak mantarı
oyster plant[n]
istiridye bitkisi,tekesakalı
oystercatcher[n]
poyraz kuşu
ozone[n]
ozon,ozon tabakası
ozone depletion[n]
ozon tabakasının incelmesi,ozon tabakasının azalması
ozone layer[n]
ozon tabakası