open a can of whoop-assoperetta
/ 17
open a can of whoop-assoperetta
open a can of whoop-ass[phrase]
open air[n]

açık hava

open bar[n]

ücretsiz içki barı

open book[n]

açık kitap gibi

open championship[n]

Open Championship,Britanya Açık

open criticism[n]
open curve[n]

açık eğri

open day[n]

açık kapı günü,tanıtım günü

open doors to[phrase]

fırsatlar yaratmak

open eyes to[phrase]

bir şeye gözünü açmak

open fire[phrase]
open fireplace[n]

açık şömine,açık ocak

open frame[n]

açık çerçeve,açık frame

open game[n]

bir tür basit satranç oyunu

open gym[n]
open heart to[phrase]

içini dökmek

open land[n]
open lawn[n]
open letter[n]

açık mektup

open line[adj][n]

açık hat • canlı yayın hattı

open marriage[n]

açık evlilik,serbest birliktelik

open mic[n]

açık mikrofon,açık sahne

open off[v]

doğrudan erişilebilir olmak,doğrudan açılmak

open old wounds[phrase]

eski yaraları deşmek

open onto[v]

açılmak,bakmak

open play[n]

açık oyun,açık oyun evresi

open prison[n]

açık cezaevi,açık hapishane

open problem[n]

açık problem,çözülmemiş soru

open road tolling[n]

açık yol ücretlendirmesi,durmadan geçiş ücretlendirmesi

open sandwich[n]

tek dilim sandviç

open secret[n]

herkesin bildiği sır

open sesame[n]

hedefe ulaştıran basit ve güvenilir yol

open space[n]

açık alan,boş alan

open stroke[n]

açık itme,açık kayma vuruşu

open syllable[n]

açık hece

open the door to[phrase]
open the floodgates[phrase]

önünü açmak

open the kimono[phrase]

gizli bilgileri paylaşmak

open turn[n]

açık dönüş,serbest dönüş

open up[v]

açmak,ulaşılabilir kılmak

open verdict[n]

açık karar

open wagon[n]

açık vagon,üstü açık vagon

open water[n]

açık su

open-air[adj]

açık havayla ilgili

open-and-shut[adj]

belirli karara dayalı

open-and-shut case[phrase]
open-class word[n]

içerik sözcüğü

open-end wrench[n]

açık ağız anahtar

open-ended[adj]

açık uçlu,serbest yanıtlı

open-eyed[adj]

tetikte,uyanık

open-heart surgery[n]

açık kalp ameliyatı

open-minded[adj]

açık görüşlü

open-necked[adj]

açık yakalı

open-pit mine[n]
open-plan[adj]

bölmesiz ofis

open-shoulder[adj]

açık omuzlu,omuzları açık

open-source[adj]

açık kaynaklı

open-source journalism[n]

özgür yazılım gazeteciliği

open-toed[adj]

açık uçlu,parmakları açık

open-top[n]

çatısız

open-wheel car[n]

açık tekerlekli araba,formula aracı

open-wheel car racing[n]

açık tekerlekli araba yarışı,dışarıda tekerlekleri olan araba yarışı

opener[n]

ön performans

openhanded[adj]

cömert,eli açık

openhandedness[n]

cömertlik,eli açıklık

openhearted[adj]

açık yürekli,samimi

opening[adj][n]

açılış,başlangıç • açıklık,boşluk

opening gambit[phrase]
opening hours[n]

açılış saatleri,çalışma saatleri

opening night[n]

açılış gecesi

opening time[n]
openly[adv]

açık açık

openness[n]

açıklık,şeffaflık

opera[n]

opera

opera buffa[n]

operakomik

opera cloak[n]

opera pelerini,opera mantosu

opera house[n]

opera binası

opera singer[n]

opera şarkıcısı,opera sanatçısı

opera star[n]

opera yıldızı

operable[adj]

ameliyat edilebilir

operate[v]

çalışmak,işlemek

operated[adj]

pil ile çalışan,bataryalı

operating[adj]

işlevsel,operasyonel

operating cost[n]

işletme maliyeti,çalışma giderleri

operating expense[n]

işletme giderleri,operasyonel masraflar

operating microscope[n]

ameliyat mikroskobu

operating room[n]

ameliyathane

operating surgeon[n]

operatör cerrah,cerrahide uzmanlaşmış doktor

operating system[n]

işletim sistemi

operating theater[n]

ameliyathane

operation[n]

işleyiş,operasyon

operational[adj]

operasyonel,işlevsel

operationally[adv]

operasyonel olarak,işletme açısından

operations department[n]

operasyon departmanı,işletme departmanı

operations room[n]

operasyon odası,operasyon merkezi

operative[adj][n]

etkili,yürürlükte • operatif,ajan

operator[n]

operatör,işlemci

operator grammar[n]

işlemci dilbilgisi

operculum[n]

kapakçık yapısı

operetta[n]

operet

LanGeek
Uygulamayı İndir