Ara
apercevoir
01
fark etmek, gözüne ilişmek
voir quelque chose ou quelqu'un rapidement ou par hasard
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
aperçois
1. çoğul kişi
apercevons
gelecek zamanda 1. kişi
apercevrai
şimdiki zaman ortacı
apercevant
geçmiş zaman ortacı
aperçu
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
apercevions
Örnekler
Il a aperçu un mouvement étrange dans la rue.
Sokakta garip bir hareket gördü.
02
farkına varmak, anlamak
comprendre ou se rendre compte de quelque chose
Örnekler
Il a aperçu l' importance de cette décision.
O, bu kararın önemini fark etti.
03
farkına varmak, anlamak
prendre conscience de quelque chose ou réaliser
Örnekler
Il s' est aperçu que le document était incomplet.
Belgenin eksik olduğunu fark etti.
04
kendini görmek, kendi varlığının veya görüntüsünün farkına varmak
se voir soi-même, prendre conscience de sa propre présence ou image
Örnekler
Nous nous sommes aperçus dans la vidéo par hasard.
Kendimizi fark ettik videoda tesadüfen.



























