Ara
accrocher
01
asmak, takmak
suspendre ou fixer quelque chose à un support
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
accroche
1. çoğul kişi
accrochons
gelecek zamanda 1. kişi
accrocherai
şimdiki zaman ortacı
accrochant
geçmiş zaman ortacı
accroché
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
accrochions
Örnekler
Il a accroché son manteau à la patère.
Astı paltosunu askıya.
02
tutunmak, sıkıca tutunmak
se tenir fermement à quelque chose
Örnekler
Le raisin s' accroche aux branches de la vigne.
Üzüm, asma dallarına tutunur.
03
bağ kurmak, anlaşmak
établir un lien ou une connexion (relationnel)
Örnekler
Leur humour n' accroche pas avec le public local.
Mizahları yerel halkla bağ kurmuyor.
04
çarpmak, çarpışmak
entrer en contact violent ou inattendu avec quelque chose
Örnekler
Attention à ne pas accrocher la table avec ta chaise.
Sandalyenle masaya çarpmamaya dikkat et.
05
bağlamak, büyülemek
captiver ou intéresser vivement quelqu'un
Örnekler
J' espère que ma présentation va accrocher le public.
Umarım sunumum izleyiciyi kancalayacak.
06
bağımlı yapmak, bağımlı hale getirmek
endre quelqu'un dépendant de quelque chose
Örnekler
Le dealer cherche à accrocher de nouveaux clients.
Satıcı yeni müşterileri bağımlı hale getirmeye çalışır.



























