Ara
to chafe
01
sinirlenmek, rahatsız olmak
to be irritated or annoyed by minor disturbances or constraints
Örnekler
She chafed under the strict rules of the school.
Okulun katı kuralları altında huysuzlanıyordu.
02
sürterek aşındırmak
(of a body part) to become sore or irritated due to being rubbed against something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
chafe
3. tekil kişi
chafes
şimdiki zaman ortacı
chafing
basit geçmiş zaman
chafed
geçmiş zaman ortacı
chafed
Örnekler
After the long hike, the straps of his backpack caused his shoulders to chafe, leaving red marks.
Uzun yürüyüşten sonra, sırt çantasının kayışları omuzlarının tahriş olmasına neden oldu ve kırmızı izler bıraktı.
2.1
sürterek yaralamak
to make a body part become sore or irritated by rubbing against it
Örnekler
The rough collar of his uniform chafed his neck, causing a painful rash.
Üniformasının sert yakası boynunu tahriş etti, acı veren bir döküntüye neden oldu.
03
ovuşturmak, ısıtmak
to generate warmth or stimulate circulation by rubbing
Örnekler
He chafed his hands together to stay warm.
Sıcak kalmak için ellerini birbirine ovuşturdu.
Chafe
01
sinirlenme, rahatsızlık
anger, irritation, or annoyance caused by a minor provocation or constraint
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
chafes
Örnekler
His constant lateness was a chafe to everyone on the team.
Onun sürekli geç kalması, takımdaki herkes için bir rahatsızlık kaynağıydı.
02
sürtünme yarası, tahriş
soreness, warmth, or irritation of the skin or body caused by rubbing or friction
Örnekler
A chafe formed under his backpack strap.
Sırt çantası kayışının altında bir sürtünme yarası oluştu.
Leksikal Ağaç
chafed
chafing
chafe



























