Ara
Crowning glory
01
en büyük başarı, gurur kaynağı
a thing that is considered someone's or something's greatest achievement
deyim
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
crowning glories
Örnekler
Winning the Nobel Prize was the crowning glory of her career.
Nobel Ödülü'nü kazanmak kariyerinin en büyük başarısıydı.
02
en büyük süsü, güzelliğinin tacı
used to refer to someone's hair
mizahi
deyim
Örnekler
Her long hair is her crowning glory.
Uzun saçları en büyük süsü.
03
en etkileyici kısım
the most important or the greatest part of something
deyim
Örnekler
The breathtaking view from the mountaintop is the crowning glory of the hiking trail, rewarding the hikers' efforts.
Dağın zirvesinden nefes kesen manzara, yürüyüş parkurunun taçlandırıcı zaferi olup yürüyüşçülerin çabalarını ödüllendirir.



























