to marshal
Pronunciation
/ˈmɑɹʃəɫ/

"marshal"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to marshal
01

kullanıma hazır hale getirmek

to bring together and organize in an orderly, efficient way
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
marshal
3. tekil kişi
marshals
şimdiki zaman ortacı
marshaling
basit geçmiş zaman
marshaled
geçmiş zaman ortacı
marshaled
Örnekler
It took time to marshal the evidence needed for their legal case.
Yasal davaları için gerekli kanıtları toplamak zaman aldı.
02

sıralamak

to direct or control the orderly movement or deployment of people or things
Örnekler
The coach tried to marshal her team's defense on the field.
Koç, sahadaki takımının savunmasını yönetmeye çalıştı.
03

uygun yere yerleştirmek

to place in proper order or rank, especially in a military or ceremonial context
Örnekler
The wedding planner skillfully marshaled the bridesmaids and groomsmen, ensuring they walked down the aisle in the right order.
Düğün planlayıcısı, nedimeleri ve sağdıçları ustaca düzenledi, onların koridordan doğru sırayla yürüdüklerinden emin oldu.
04

törenle yönetmek, merasimle öncülük etmek

lead ceremoniously, as in a procession
Marshal
01

mübaşir, adalet memuru

a law officer having duties similar to those of a sheriff in carrying out the judgments of a court of law
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
marshals
02

mareşal, mareşal

the highest-ranking military officer in some countries
Örnekler
The marshal was responsible for making important military decisions.
Mareşal, önemli askeri kararlar almaktan sorumluydu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store