weightlesswerewolf fiction
/ 18
weightlesswerewolf fiction
weightless[adj]

ağırlıksız

weightlift[n][v]

halter,vücut geliştirme • ağırlık kaldırmak,halter yapmak

weightlifter[n]

halterci,ağırlık kaldırıcı

weightlifting[n]

halter,ağırlık kaldırma

weightlifting platform[n]

halter platformu,ağırlık kaldırma platformu

weighty[adj]

ağır

weil's disease[n]

Weil hastalığı,leptospiroz

weird[adj][n]

tuhaf • kader,alın yazısı

weird fiction[n]

tuhaf kurgu

weird flex, but ok[interj]

Tuhaf bir övünme, ama tamam,Garip bir hava atma, ama olsun

weird menace[n]

tuhaflık korkusu

weird out[v]

rahatsız etmek,tuhaf hissettirmek

weirdly[adv]

tuhaf bir şekilde

weirdo[n]

tuhaf,acayip

weka[n]

Weka

welcome[adj][v][n]

hoş,memnuniyet verici • hoş karşılamak • karşılama,kabul

welcome mat[n]

karşılama matı

welcomer[n]

karşılayıcı,selamlayan kişi

welcoming[adj]

samimi

weld[v][n]

kaynak yapmak • kaynak

welder[n]
welder's mask[n]

kaynakçı maskesi,kaynak siperliği

welding[n]

kaynakçılık

welding hammer[n]

kaynak çekici

welfare[n]

sosyal yardım parası

welfare work[n]

sosyal hizmet,refah çalışması

welfare worker[n]

sosyal hizmetler görevlisi,sosyal çalışmacı

well[adv][n][adj][v][interj]

iyice • kuyu • sağlıklı • fışkırmak,kaynamak • peki

well behaved[adj]

terbiyeli,uslu

well established[adj]

iyice anlaşılmış

well preserved[adj]

iyi korunmuş

well up[v]
well-adjusted[adj]

iyi ayarlanmış,dengeli

well-balanced[adj]

dengeli

well-behaved[adj]

terbiyeli

well-being[n]

esenlik

well-bred[adj]

iyi yetiştirilmiş

well-built[adj]

kaslı

well-chosen[adj]

iyi seçilmiş,uygun şekilde seçilmiş

well-conditioned[adj]

iyi durumda,mükemmel formda

well-cut[adj]

iyi kesilmiş

well-done[adj]

tam pişmiş

well-dressed[adj]

şık giyimli

well-endowed[adj]

iri göğüslü

well-equipped[adj]

iyi donanmış

well-fixed[adj]

mali durumu iyi,maddi açıdan rahat

well-founded[adj]

sağlam temelli,geçerli

well-groomed[adj]

şık giyimli

well-grounded[adj]

sağlam temelli,güçlü

well-heeled[adj]

varlıklı,zengin

well-informed[adj]

iyi bilgilendirilmiş,bilgili

well-intentioned[adj]

iyi niyetli

well-known[adj]

tanınmış

well-liked[adj]

sevilen,popüler

well-lit[adj]
well-loved[adj]

çok sevilen,iyi sevilen

well-made[adj]

iyi yapılmış

well-mannered[adj]

terbiyeli

well-nigh[adv]

neredeyse,hemen hemen

well-off[adj]

ensesi kalın

well-oiled machine[phrase]
well-ordered[adj]

iyi düzenlenmiş,düzgün sıralanmış

well-padded[adj]

iyice doldurulmuş,dolgun

well-paid[adj]

yüksek ücretli

well-placed[adj]
well-planned[adj]
well-qualified[adj]

son derece kaliteli

well-read[adj]

bilgili,kültürlü

well-respected[adj]

çok saygı duyulan

well-rounded[adj]

çok yönlü

well-run[adj]
well-shaven[adj]

iyi tıraş olmuş,yakın tıraş

well-situated[adj]

iyi durumda,rahat bir şekilde iyi durumda

well-thumbed[adj]

çok okunan

well-timed[adv][adj]

zamanında,uygun zamanda • zamanında,iyi zamanlanmış

well-to-do[adj]

varlıklı,zengin

well-tried[adj]

test edilmiş

well-upholstered[adj]

iyi döşenmiş,cömertçe orantılı

well-worn[adj]

aşınmış,bayat

well-written[adj]

iyi yazılmış

wellington[n]

uzun çizme

wellness[n]

sıhhat

wellness retreat[n]
welsh[n][v][adj]

Galce • kumar borcunu ödemekten kaçınarak dolandırmak,kumar borcunu ödemeyerek hile yapmak • galler ile ilgili

welsh black cattle[n]

Galler kara sığırı

welsh corgi[n]

welsh corgi,galce corgi

welsh dresser[n]

bir tür şifonyer

welsh onion[n]

kış soğanı

welsh rabbit[n]

welsh rabbit,welsh rarebit

welsh rarebit[n]

peynirli kızarmış ekmek

welshman[n]

Gallı,Gallerli

welt[n][v]

güçlendirilmiş dikiş,kabarık dikiş • kenar eklemek,bordür yapmak

weltanschauung[n]

dünya görüşü,evren görüşü

welter[n][v]

bir karmakarışıklık,bir yığın • içinde yuvarlanmak

welterweight[n]

yarı orta sıklet

wend[v]

ilerlemek,yol almak

wendigo[n]

wendigo

wenge[adj]

siyahımsı bordo

werewolf[n]

kurt adam

werewolf fiction[n]

kurt adam edebiyatı

LanGeek
Uygulamayı İndir