wordlesslyworld war i
/ 18
wordlesslyworld war i
wordlessly[adv]

sessizce,kelimesiz

wordplay[n]

kelime oyunu

wordsmith[n]

söz sarrafı

wordy[adj]

lafazan,ağzı kalabalık

work[v][n]

çalışmak • çaba

work a pitcher to full count[phrase]
work around[v]

çözüm bulmak,alternatif bir yol bulmak

work at[v]

bir şey için emek harcamak

work clothes[n]

iş elbisesi

work clothing[n]

iş elbisesi

work ethic[n]

iş ahlakı,çalışma etiği

work experience[n]

iş deneyimi,çalışma tecrübesi

work fingers to the bone[phrase]

canı çıkana kadar çalışmak

work from home[n][adj]
work guts out[phrase]

canını dişine takmak

work hard play hard[phrase]
work hour[n]

mesai saati

work hours[n]

çalışma saatleri,iş saatleri

work into[phrase]
work like a charm[phrase]

taş gibi çalışmak

work like a horse[phrase]

eşek gibi çalışmak

work miracles[phrase]

mucizeler yaratmak

work of art[n]

sanat eseri

work off[v]

kurtulmak,ortadan kaldırmak

work on[v]

üzerinde çalışmak

work out[v]

antrenman yapmak

work out for the best[phrase]
work out the kinks[phrase]

ufak pürüzleri gidermek

work over[v]

dövmek,dayak atmak

work permit[n]

çalışma izni

work placement[n]

staj,iş yerleştirme

work release[n]

çalışma izni programı,dışarıda çalışma izni

work rhythm[n]

çalışma ritmi

work shift[n]

çalışma saati

work shirt[n]

iş gömleği,çalışma gömleği

work surface[n]

çalışma yüzeyi,iş masası

work table[n]

çalışma masası,iş masası

work through[v]

çabalayıp çözmek

work to rule[n][phrase]

kurallara göre çalışma eylemi • sadece kurala göre çalışmak

work toward[v]

bir amaca ulaşmak için uğraşmak

work up[v]

üzerinde çalışmak,geliştirmek

work upon[v]

üzerinde çalışmak,uğraşmak

work way over[phrase]
work way through[phrase]
work wonders[phrase]

harikalar yaratmak

work-clothes[n]

iş kıyafeti,çalışma giysileri

work-clothing[n]

iş kıyafeti,çalışma giysisi

work-life balance[phrase]

iş yaşam dengesi

work-shirt[n]

fiziksel çalışma için giyilen dayanıklı gömlek

work-shy[adj]

tembel,işten kaçan

workable[adj]

pratik

workaholic[n]

işkolik

workbook[n]

alıştırma kitabı

workday[n]
worked up[phrase]

çok sinirli

worker[n]

işçi

worker bee[n]

işçi arı

workfellow[n]

iş arkadaşı,meslektaş

workflow[n]

iş akışı,çalışma süreci

workforce[n]

çalışanlar

working[adj][n]

çalışan • işletme,ocak

working class[n]

işçi sınıfı

working day[n]

çalışma günü,iş günü

working relationship[n]

çalışma ilişkisi,iş ilişkisi

working-class[adj]

işçi sınıfına ait,emekçi

workings[n]

mekanizma,işleyiş

workload[n]

iş yükü

workman[n]

işçi

workmate[n]

iş arkadaşı,mesai arkadaşı

workout[n]

egzersiz

workout of the day[n]

günün antrenmanı,günlük egzersiz rutini

workplace[n]

iş yeri

worksheet[n]

çalışma sayfası,hesap tablosu

workshop[n]

atölye

workshop production[n]

atölye prodüksiyonu

workspace[n]

çalışma alanı,ofis

workstation[n]

iş istasyonu işlem birimi

worktop[n]

tezgah,mutfak tezgahı

workwear[n]

iş kıyafeti,çalışma giysisi

world[n][adj]

evren • küresel,global

world and his wife[phrase]

dünya kadar insan

world aquatics[n]

World Aquatics,Uluslararası Yüzme Federasyonu

world aquatics championships[n]

Dünya Su Sporları Şampiyonası,Dünya Yüzme Şampiyonası

world bank[n]
world baseball classic[n]

Dünya Beyzbol Klasik,Dünya Beyzbol Şampiyonası

world championship[n]

dünya şampiyonası,dünya kupası

world cinema[n]

dünya sineması

world cup[n]

dünya kupası

world dance[n]

dünya dansları

world equestrian games[n]

Dünya Binicilik Oyunları,Dünya Atçılık Şampiyonası

world fencing championships[n]

Dünya Eskrim Şampiyonası,Dünya Eskrim Şampiyonaları

world frozen in time[phrase]
world music[n]

dünya müziği

world record[n]

dünya rekoru

world stage[n]
world trade organization[n]

Dünya Ticaret Örgütü,DTÖ

world triathlon championship series[n]

Dünya Triatlon Şampiyonası Serisi

world view[n]

dünya görüşü,evren görüşü

world war[n]

dünya savaşı,küresel savaş

world war i[n]

I. Dünya Savaşı

LanGeek
Uygulamayı İndir