wearisomeweighting
/ 18
wearisomeweighting
wearisome[adj]

sıkıcı

weary[adj][v]

yorgun,bitkin • yorulmak,bitkin düşmek

weasel[n]

gelincik

weather[n][adj][v]

hava durumu • rüzgar üstü,rüzgara maruz • yıpranmak,aşınmak

weather condition[n]

hava durumu koşulu,hava durumu

weather forecast[n]

hava tahmini

weather outlook[n]

hava durumu tahmini,hava durumu perspektifi

weather station[n]

meteoroloji istasyonu

weather the storm[phrase]

atlatmak

weather vane[n]

rüzgar gülü,rüzgar ölçer

weather-beaten[adj]

yanık ve kırış kırış (yüz)

weather-worn[adj]

hava koşullarından yıpranmış,zamanla aşınmış

weathered[adj]

yıpranmış,aşınmış

weathergirl[n]

hava durumu sunucusu (kadın)

weathering[n]

aşınma,erozyon

weatherman[n]

meteorolog,hava durumu sunucusu

weathervane[n]

rüzgar gülü

weave[v][n]

dokumak • dokuma,örgü

weaver[n]

dokumacı,örücü kuş

weaver finch[n]

dokumacı ispinoz,örücü kuş

weaverbird[n]

dokumacı kuş

weaving[n]

dokumacılık

web[n][v]

ağ • örümcek ağı örmek,ağ örmek

web browser[n]

web tarayıcı,internet tarayıcı

web chat[n]

web sohbeti

web designer[n]

web tasarımcısı,internet sitesi tasarımcısı

web fiction[n]

web romanı

web newspaper[n]

web gazetesi

web page[n]

internet sayfası

web tracking[n]

çevrimiçi izleme

web-footed[adj]

perdeli ayakları olan

webbed[adj]

perdeli (kuş ayağı)

webcam[n]

web kamerası

webinar[n]

webinar,internet semineri

weblog[n]

web günlüğü

website[n]

web sitesi

webtoon[n]

ekranlarda dikey olarak okunmak üzere tasarlanmış dijital bir çizgi roman,bir webtoon

wed[v][n][adj]

evlenmek • çarşamba,haftanın dördüncü günü • evli,birleşmiş

wedded[adj]

evli,nikahlı

wedding[n]

düğün

wedding anniversary[n]

evlilik yıl dönümü

wedding band[n]

nikah yüzüğü,evlilik yüzüğü

wedding breakfast[n]

düğün kahvaltısı

wedding cake[n]

düğün pastası

wedding ceremony[n]

düğün töreni,nikah töreni

wedding day[n]

düğün günü,düğün

wedding dress[n]

gelinlik

wedding gown[n]

gelinlik

wedding march[n]

düğün marşı

wedding reception[n]

düğün resepsiyonu,nikah töreni sonrası resepsiyon

wedding ring[n]

evlilik yüzüğü

wedge[n][v]

kama,takoz • sıkıştırmak,sabitlemek

wedge heel[n]

takoz topuk,kama topuk

wedge salad[n]

marul dilimi salata

wedge-shaped[adj]
wednesday[n]

çarşamba

wee[adj][v][n]

minik,ufacık • çiş yapmak,işemek • çiş,idrar

wee hours[phrase]
wee-wee[v]

çiş yapmak,wee-wee yapmak

weeaboo[n]

weeaboo,otaku

weed[n][v]

yabani ot • yabani otları ayıklamak

weed out[v]

elemek,ayıklamak

weeding[n]

yabani ot temizleme,ot alma

week[n]

hafta

week by week[adv]

hafta hafta,her hafta

weekday[n]

hafta içi

weekend[n][v]

hafta sonu • hafta sonu geçirmek

weekender[n]

seyahat çantası

weekly[adv][adj][n]

haftalık • her hafta • haftalık gazete

weenie[n]

sosis,hot dog

weensy[adj]

minicik,ufacık

weep[v]

ağlamak

weepathon[n]

uzun süreli ağlama seansı,gözyaşı maratonu

weepily[adv]

ağlayarak,hüzünlü bir şekilde

weeping willow[n]

salkım söğüt

weepy[adj][n]

ağlak,gözyaşı döken • acıklı

weevil[n]

buğday biti

weewee[n]

çiş,sidik

weeze bag[n]

aşağılık kişi,sinir bozucu insan

wefie[n]

grup selfiesi,toplu selfie

weigh[v]

belirli bir ağırlığı olmak

weigh a ton[phrase]

kurşun gibi ağır olmak

weigh down[v]

bunaltmak,üzerine ağırlık yapmak

weigh in[v]

katılmak

weigh on[v]

üzerine çökmek,bunaltmak

weigh out[v]

tartmak,ölçmek

weigh station[n]

tartı istasyonu,ağırlık kontrol istasyonu

weigh up[v]

ölçüp biçmek

weigh words[phrase]

sözlerini tartmak

weighing chamber[n]

tartma odası,tartma bölmesi

weighing machine[n]

tartı,terazi

weighing scale[n]

tartı,terazi

weight[n][v]

ağırlık • yanlılık göstermek,etkilemek

weight belt[n]

ağırlık kemeri,kurşun kemer

weight class[n]

ağırlık sınıfı,kilo sınıfı

weight of the world[phrase]

dünyanın yükünü omuzlarında taşımak

weight off shoulders[phrase]

üzerinden bir yük kalkmış olmak

weight-lift[v]

ağırlık kaldırmak

weighted[adj]

ağırlaştırılmış,yüklü

weighting[n]

ağırlıklandırma,ağırlık verme

LanGeek
Uygulamayı İndir