warehousewaste pipe
/ 18
warehousewaste pipe
warehouse[n][v]

depo • depolamak,stoklamak

warehousing[n]

depolama,stok yönetimi

warfare[n]

savaş

warfarin[n]

varfarin

warhorse[n]

savaş atı

warily[adv]

ihtiyatla

warlike[adj]

savaşçı,muharip

warm[adj][n][v]

sıcak • sıcaklık,sıcak köşe • ısınmak,ısıtmak

warm as the sun on a cold day[phrase]
warm as toast[phrase]
warm down[v]

soğuma,gevşeme

warm for form[phrase]
warm through[v]

ısıtmak

warm to[v]

bir şeye karşı ilgi duymaya başlamak

warm up[v]

ısınmak

warm up to[phrase]
warm-blooded[adj]

sıcak kanlı

warm-down[n]

soğuma,gevşeme hareketleri

warm-hearted[adj]

cana yakın

warm-up[n]

ısınma

warmer[n]

su ısıtıcı,radyatör

warmest regards[phrase]

en içten saygılarımla

warmheartedness[n]

sıcakkanlılık, iyilikseverlik

warming[adj][n]

ısıtan,ısıtıcı • ısınma,buz çözülmesi

warmly[adv]

sıcak bir şekilde,ısıtan bir şekilde

warmness[n]

sıcaklık

warmth[n]

sıcaklık

warn[v]

uyarmak

warn away[v]

uzak durması için uyarmak,yaklaşmamaya ikna etmek

warn off[v]

ikaz etmek

warning[n][adj]

uyarı • uyarıcı, önleyici

warning sign[n]

uyarı işareti,tehlike işareti

warp[v][n]

eğmek,şeklini bozmak • çözgü,dokuma tezgahında uzunlamasına yerleştirilen iplik

warp and weft[phrase]

çözgü ve atkı

warrant[n][v]

yetki • mazur göstermek

warranted[adj]

garantili

warranty[n]

güvence belgesi

warren[n]

çok tavşan bulunan yer

warring[adj]

savaşan,mücadele eden

warrior[n]

savaşçı,muharip

warsaw[n]

Varşova

warship[n]

savaş gemisi

wart[n]

siğil,çıkıntı

wart kisser[n]

siğil öpücüsü,siğil öpen

wartenberg wheel[n]

Wartenberg tekerleği

warthog[n]

Afrika domuzu

wartime[n]

savaş zamanı

warts and all[phrase]

tüm kusurlarıyla

wary[adj]

temkinli

wasabi[n]

vasabi

wasbian[n]

bir sözde lezbiyen,bir yalancı lezbiyen

wash[v][n]

yıkamak • yıkama,şeffaf katman

wash away[v]

suyla temizlemek

wash bay[n]
wash down[v]

bir yemeği içecekle birlikte yemek

wash hands of[phrase]

elini eteğini çekmek

wash in[v]
wash off[v]

yıkamak,temizlemek

wash out[v]

yıkamak,temizlemek

wash over[v]

etkilemeden geçmek,üzerinden kayıp gitmek

wash room[n]

umumi tuvalet,lavabo

wash up[v]

elini yüzünü yıkamak

wash water[n]

yıkama suyu

wash-hand stand[n]

el yıkama sehpası,lavabo standı

washable[adj]

yıkanabilir

washables[n]

yıkanabilirler,çamaşırlar

washbasin[n]

lavabo

washboard[n]

çamaşır yıkama tahtası

washbowl[n]

lavabo,el yüz yıkama teknesi

washcloth[n]

küçük havlu

washed[adj]

yıkanmış

washed-out[adj]

soluk

washed-up[adj]

yok olmaya mahkum,nesli tükenmeye mahkum

washer[n]

çamaşır makinesi,yıkayıcı

washing[n]

yıkanma

washing line[n]

çamaşır ipi

washing machine[n]

çamaşır makinesi

washing powder[n]

toz deterjan

washing-up[n]

bulaşık yıkama

washing-up liquid[n]

bulaşık deterjanı,bulaşık sıvısı

washington d.c.[n]

Washington D.C., Amerika Birleşik Devletleri'nin Columbia Bölgesi'ndeki başkenti ve bir turizm merkezi; George Washington, Charles L'Enfant'ı 1791'de şehri planlamakla görevlendirdi,Washington D.C., Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti, Columbia Bölgesi'nde yer alan önemli bir turizm destinasyonu; George Washington tarafından 1791'de Charles L'Enfant'a şehrin planını çizme görevi verildi

washout[n]

başarısızlık

washrag[n]

yıkama bezi,lavta bezi

washroom[n]

tuvalet,lavabo

washstand[n]

el ve yüz yıkama tezgahı

washy[adj]

soluk,solmuş

wasp[n]

yaban arısı

waspish[adj]

sinirli,huysuz

wassail[n][v]

tatlandırılmış ale veya şarabın baharatlarla ve kızarmış elmalarla ısıtılmasıyla yapılan bir punç, özellikle Noel'de,Noel'de özellikle tüketilen, baharatlarla ve kızarmış elmalarla ısıtılmış tatlandırılmış ale veya şaraptan yapılan bir içecek • kadeh kaldırmak,birisine şerefe içmek

wassailer[n]

eğlence düşkünü,şakacı içici

waste[v][n][adj]

israf etmek • artık madde • ıssız,terk edilmiş

waste basket[n]

kağıt sepeti,çöp kutusu

waste breath[phrase]

boşuna nefes tüketmek

waste ground[n]

atıl arazi,boş arsa

waste of money[n]

para israfı, para kaybı

waste of oxygen[phrase]
waste of skin[phrase]

hiçbir işe yaramayan kişi

waste of space[phrase]
waste of time[n]

zaman kaybı

waste pipe[n]

lağım borusu

LanGeek
Uygulamayı İndir