world war iiwriggly
/ 18
world war iiwriggly
world war ii[n]

İkinci Dünya Savaşı,II. Dünya Savaşı

world weightlifting championships[n]

Dünya Halter Şampiyonası,Halter Dünya Şampiyonası

world wide web[n]

internet ağı

world-class[adj]

dünya çapında

world-famous[adj]

dünyaca ünlü

worldly[adj]

dünyevi,maddi

worldwide[adv][adj]

dünya çapında • dünya çapında,küresel

worm[n][v]

solucan • kıvranmak, bükülmek

worm out of[phrase]

birinden bilgi sızdırmak

worm way out[phrase]

bahanelerle sıyrılmak

worm's eye view[phrase]

aşağıdan bakış

wormhole[n]
worn[adj]

eskimiş,yıpranmış

worn out[adj]

bitkin

worn-in[adj]

giydikçe rahatlamış,kullanıma alışmış

worn-out[adj]

eskimiş

worried[adj]

endişeli

worrisome[adj]

endişe verici,kaygı verici

worry[v][n]

endişelenmek • kaygı

worry at[v]

kemirmek,çekiştirmek

worry beads[phrase]
worrying[n][adj]

taciz,rahatsız etme • endişe verici

worryingly[adv]

endişeli şekilde

worse[adj][adv][n]

daha kötü • daha kötü,daha az iyi • daha kötü,kötüsü

worse for wear[phrase]

bitkin

worse off[adv]

daha kötü,daha zor bir durumda

worsen[v]

kötüleşmek

worsened[adj]

kötüleşmiş,bozulmuş

worsening[n][adj]

kötüleşme,bozulma • kötüleşen,ağırlaşan

worsh[v]

temizlemek,yıkamak

worship[n][v]

ibadet,tapınma • tapınmak,ibadet etmek

worshipper[n]

ibadet eden,mümin

worst[adj][adv][n][v]

en kötü • en kötü şekilde,en ağır • en kötüsü,en berbat • yenmek

worst enemy[phrase]

kendi kendinin en büyük düşmanı

worst-case scenario[n]

en kötü ihtimal

worth[adj][n]

değerinde • değer

worth diddly-squat[phrase]
worth every penny[phrase]
worth salt[phrase]

işinin hakkını veren

worth the candle[phrase]

zahmetine değmek

worth weight in gold[phrase]
worthful[adj]

değerli,önemli

worthless[adj]

değersiz

worthwhile[adj]

değerli

worthy[adj][n]

layık,değer • şahsiyet,önemli kişi

would[v]

[ricada bulunmak]

would sooner[phrase]

tercih etmek

wound[n][v][adj]

yara • yaralamak • sarılmış,sarılmış

wound up[adj]

çok gergin

wounded[adj][n]

yaralı • yaralı kimse

wovan[n]

bir interseks birey,bir interseks kişi

woven[adj]

dokunmuş,örülmüş

wow[n][v]

olağanüstü başarı • etkilemek,hayran bırakmak

wowzer[n]

etkileyici bir şey,harika bir şey

woylie[n]

woylie

wrangle[v][n]

bağırıp çağırmak • bağrışma

wrangling[n]

dalaşma

wrap[v][n]

paketlemek • bir şal,bir eşarp

wrap advertising[n]

araç giydirme

wrap around finger[phrase]

birini parmağında oynatmak

wrap head around[phrase]

aklına yatmak

wrap in cotton wool[phrase]

aşırı korumak

wrap round finger[phrase]
wrap up[v]

paket yapmak

wraparound[n]

sarınarak giyilen bir giysi

wrapped[adj]

sarılı,örtülü

wrapper[n]

sabahlık,bornoz

wrapping[n]

ambalaj,paketleme kağıdı

wrapping paper[n]

paket kağıdı

wrasse[n]

çırçır balığı

wrath[n]

gazap

wrathful[adj]

öfkeli,hiddetli

wrathfully[adv]

öfkeyle,hiddetle

wrawl[v]

ulumak,bağırmak

wreak[v]

neden olmak

wreak havoc[phrase]
wreath[n]

çelenk,halka

wreck[v][n]

enkaza çevirmek • enkaz,harabe

wreck diving[n]

batık dalışı,enkaz dalışı

wreck the hoose juice[phrase]
wreck yard[n]

hurda deposu,araç mezarlığı

wreckage[n]

enkaz,kalıntı

wrecked[adj]

harap,mahvolmuş

wrecker[n]

kurtarıcı,çekici

wrecking ball[n]

yıkı güllesi

wrecking bar[n]

levye çubuğu,kaldıraç demiri

wren[n]

çit kuşu

wrench[n][v]

açık ağız anahtar • burkulmak

wrest[v]

zorla almak

wrestle[v][n]

güreşmek, mücadele etmek • güreş,mücadele

wrestler[n]

güreşçi,pehlivan

wrestling[n]

güreş sporu

wrestling dummy[n]

güreş mankeni,güreş antrenman mankeni

wretch[n]

alçak herif

wretched[adj]

berbat

wretchedness[n]

sefalet,perişanlık

wrick[n][v]

özellikle boyun veya sırtta ağrılı bir kas spazmı,boyun veya sırtta şiddetli bir kasılma • burkmak,incitmek

wriggle[v][n]

kıvranmak,kıpırdamak • kıvrılma,burulma

wriggle out of[v]

sıyrılmak,kaçınmak

wriggly[adj]

kıvrılan,yılan gibi kıpırdayan

LanGeek
Uygulamayı İndir