w streamerwalk off with
/ 18
w streamerwalk off with
w streamer[n]

kaliteli yayıncı,harika yayıncı

w-shaped[adj]

W şeklinde,W biçiminde

w.c.[n]

tuvalet,WC

waacking[n]

waacking (dans)

wack[adj][n]

berbat,kötü • bir tuhaf,bir kaçık

wacked[adj]

kafası karışmış,bitkin

wacko[n]

bir kaçık,bir tuhaf

wacky[adj]

tuhaf

wad[v][n]

topaklamak,sıkıştırmak • bir tutam,bir topak

waddle[v][n]

paytak paytak yürümek • paytak yürüyüş,paytaklık

wade[v]

suda yürümek

wade in[v]

saldırmak

wade into[v]

saldırmak

wader[n]

düdükçün

waders[n]

uzun ve su geçirmez çizme

wafer[n]

yapışkan disk,yapışkan pul

waffle[n][v]

waffle • tereddüt etmek,kararsız kalmak

waffle iron[n]

waffle makinesi

waffle maker[n]

waffle makinesi

waffle stomper[n]

kaba kişi,kaba saba insan

waft[v][n]

sürüklenmek • uzun bir bayrak; genellikle sivrilen,uzun ve sivri uçlu bir sancak

wag[v][n]

sallamak,sallanmak • şakacı,esprili kişi

wagashi[n]

wagashi

wage[n][v]

ücret • başlatıp sürdürmek

wage gap[n]
wage hike[n]

maaş zammı,ücret artışı

wage increase[n]

maaş artışı,ücret zammı

wage slave[n]
wager[n][v]

bahis • bahis oynamak,iddiaya girmek

waggish[adj]

şakacı

wagon[n]

vagon,at arabası

wagon train[n]

vagon treni,kervan

wagon-lit[n]

yataklı vagon

wagtail[n]

kuyruksallayan kuşu

waif[n]

kimsesiz çocuk

waiflike[adj]

ince,narin

wail[v][n]

inlemek,ağlamak • inilti,ağlama

wainscot[n]

ağaç kaplama

waist[n]

bel

waist apron[n]

kısa önlük

waist pack[n]

bel çantası,bel kesesi

waist-high[adv][adj]

bel hizasında,bele kadar • bel hizasında,bele kadar

waistband[n]

kemer

waistcoat[n]

yelek

waistline[n]

bel ölçüsü

wait[v][n]

beklemek • bekleme,bekleyiş

wait and see[phrase]

bekle ve gör

wait around[v]

boş boş beklemek,etrafta beklemek

wait for[phrase]

beklemek

wait for a raindrop in the drought[phrase]
wait in the wings[phrase]

fırsat kollamak

wait on[v]

hizmet etmek,bakmak

wait on someone hand and foot[phrase]
wait tables[phrase]

bir restoranda garson olmak

wait turn[phrase]
wait up[v]

uyanık beklemek,birinin gelmesini uyanık beklemek

waiter[n]

garson

waiter's assistant[n]

garson yardımcısı,servis asistanı

waiting[n][adj]

bekleme • beklemede,hazır

waiting area[n]

bekleme salonu,bekleme alanı

waiting game[n]

bekleme taktiği

waiting list[n]

bekleme listesi,sıra listesi

waiting room[n]

bekleme odası

waitress[n][v]

garson • bir restoranda garson olarak çalışmak,bir restoranda garsonluk yapmak

waitstaff[n]

restoran çalışanları

waive[v]

hakkından vazgeçmek

waiver[n]

feragatname

wake[v][n]

nöbet tutmak,gözetlemek • iz,sonuç

wake up[v]

uyanmak

wake up and smell the coffee[phrase]

gerçekleri görmek

wake up to[v]

farkına varmak,gerçeği görmek

wake-up call[n]

uyandırma çağrısı

wakeboard[n]

wakeboard tahtası,wakeboard

wakeboard binding[n]

wakeboard bağlantısı,wakeboard bağı

wakeboarding[n]

wakeboard,sörf tahtası ile su kayağı

wakeful[adj]

uyanık,dikkatli

waking up[n]

uyanma

waldmeister[n]

yabanî mineçiçeği,Mayıs şarabı otu

waldorf salad[n]

elmalı kuruyemiş salatası

wales[n]

Galler

walk[v][n]

yürümek • yürüyüş, gezinti

walk a fine line[phrase]
walk a tightrope[phrase]

ince bir çizgide yürümek

walk all over[phrase]

birini ezip geçmek

walk and chew gum[phrase]
walk arm in arm[phrase]
walk around[v]

gezinmek

walk around with a black cloud over head[phrase]
walk away[v]

terketmek

walk before run[phrase]

adım adım ilerlemek

walk free[phrase]
walk hand-in-hand[phrase]
walk in on[v]

istemeden girmek,yakalamak

walk in the park[phrase]

çocuk oyuncağı

walk into[v]

bilmeden bir şeyin içine girmek

walk it[phrase]

bir şeyi kolayca yapmak

walk of life[n]

meslek,iş

walk of shame[n]

utanç yürüyüşü,ayıp yürüyüşü

walk off[v]

uzaklaşmak,ayrılmak

walk off with[v]

çalıp götürmek,izinsiz alıp gitmek

LanGeek
Uygulamayı İndir