Ara
weighty
01
ağır
very heavy
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
weightiest
karşılaştırma derecesi
weightier
derecelendirilebilir
Örnekler
The weighty dumbbells strained his arms during the workout.
Antrenman sırasında ağır dambıllar kollarını zorladı.
1.1
iri yapılı, tombul
having great bodily bulk
Örnekler
The weighty man struggled to climb the narrow staircase.
Tombul adam dar merdiveni tırmanmakta zorlandı.
1.2
endişe verici, kaygı verici
causing anxiety, concern, or emotional strain
Örnekler
There was a weighty silence in the room after the verdict.
Karardan sonra odada ağır bir sessizlik vardı.
onaylayıcı
Örnekler
The weighty decision to invest in renewable energy reflects the company's commitment to sustainability.
Yenilenebilir enerjiye yatırım yapma kararı, şirketin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını yansıtan önemli bir karardır.
2.1
ikna edici, inandırıcı
having great influence in argument or reasoning
Örnekler
Her weighty arguments convinced the committee to change its policy.
Onun ağır argümanları komiteyi politikasını değiştirmeye ikna etti.
Leksikal Ağaç
weightily
weightiness
weighty
weight



























