weighty
weigh
ˈweɪ
vey
ty
ˌti
ti
/wˈe‍ɪti/

"weighty"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

weighty
01

ağır

very heavy
weighty definition and meaning
Örnekler
His backpack felt weighty after packing all his camping gear.
Tüm kamp ekipmanlarını paketledikten sonra sırt çantası ağır hissettirdi.
1.1

iri yapılı, tombul

having great bodily bulk
weighty definition and meaning
Örnekler
The artist painted a weighty figure reclining in a velvet armchair.
Sanatçı, kadife bir koltukta uzanmış ağır bir figür resmetti.
1.2

endişe verici, kaygı verici

causing anxiety, concern, or emotional strain
Örnekler
The film dealt with weighty themes of guilt and redemption.
Film, suçluluk ve kurtuluşun ağır temalarını ele aldı.
02

önemli, ağırlıklı

having considerable importance, influence, or gravity
Approving
Örnekler
The CEO 's resignation had a weighty effect on the stock market, causing fluctuations in share prices.
CEO'nun istifasının borsa üzerinde önemli bir etkisi oldu ve hisse fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu.
2.1

ikna edici, inandırıcı

having great influence in argument or reasoning
Örnekler
The scientist 's weighty testimony influenced the court's decision.
Bilim insanının ağır tanıklığı mahkemenin kararını etkiledi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store