Ara
apart
01
ayrıca
at a distance from each other in either time or space
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The twins were placed five feet apart in the exam hall.
İkizler sınav salonunda beş fit aralıklı olarak yerleştirildi.
Örnekler
She stepped apart to let the others pass.
Diğerlerinin geçmesine izin vermek için bir kenara çekildi.
Örnekler
The price apart, the car is perfect.
Fiyat hariç, araba mükemmel.
04
ayrı, olağanüstü
notably different or exceptional due to distinctive qualities
Örnekler
Among the candidates, he was a leader apart.
Adaylar arasında, o ayrı bir liderdi.
Örnekler
She took the watch apart to fix the mechanism.
Mekanizmayı tamir etmek için saati parçalara ayırdı.
06
ayrı ayrı, bağımsız olarak
independently or as a separate whole
Örnekler
The sections should be read apart before comparing them.
Bölümler karşılaştırılmadan önce ayrı ayrı okunmalıdır.
07
ayrı, ayrı ayrı
in a way that separates one from another
Örnekler
No one could tell the copies apart.
Hiç kimse kopyaları birbirinden ayırt edemiyordu.
08
ayrı, uzak
in different places from a spouse or close partner
Örnekler
They've been apart since the argument.
Tartışmadan beri ayrılar.
apart
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most apart
karşılaştırma derecesi
more apart
derecelendirilebilir
Örnekler
The village remained apart from the bustling cities nearby.
Köy, yakındaki hareketli şehirlerden ayrı kaldı.
Örnekler
The committee members are still apart over the budget.
Komite üyeleri bütçe konusunda hala bölünmüş durumda.



























