lonely
lone
ˈləʊn
lewn
ly
li
li
lovely

"lonely"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

lonely
01

yalnız

feeling unhappy due to being alone or lacking companionship 
lonely definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
loneliest
karşılaştırma derecesi
lonelier
derecelendirilebilir
Örnekler
She felt lonely after moving to a new city where she knew no one. 

Kimseyi tanımadığı yeni bir şehre taşındıktan sonra kendini yalnız hissetti.

02

yalnız, tek başına

alone and without companionship 
Örnekler
She spent many lonely evenings by the fireplace, with only the crackling fire for company. 

O, yalnızca çatırdayan ateşin arkadaşlığıyla, şömine başında birçok yalnız akşam geçirdi.

03

ıssız, terkedilmiş

(of a place) isolated, remote, and lacking human presence 
Örnekler
The lonely cabin nestled in the heart of the dense forest was rarely visited by anyone. 

Sık ormanın kalbine yerleşmiş yalnız kulübe nadiren ziyaret edilirdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store