Ara
to slip away
[phrase form: slip]
01
sessizce ayrılmak, fark edilmeden gitmek
to depart quietly and without being noticed
Intransitive: to slip away | to slip away from a situation
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
away
temel fiil
slip
şimdiki zaman
slip away
3. tekil kişi
slips away
şimdiki zaman ortacı
slipping away
basit geçmiş zaman
slipped away
geçmiş zaman ortacı
slipped away
Örnekler
She hoped to slip away from work early to attend her friend's surprise birthday party.
Arkadaşının sürpriz doğum günü partisine katılmak için işten erken sıvışmayı umuyordu.
02
farkına varılmadan geçmek, sessizce geçmek
(of time) to go by without much conscious awareness
Intransitive
Örnekler
Trying to seize the moment, he did n't let the opportunity slip away to express his feelings.
Anı yakalamaya çalışarak, duygularını ifade etme fırsatının kaçmasına izin vermedi.



























