Ara
to shake up
01
çalkalamak, sallamak
to physically stir something in order to mix or loosen its contents
Transitive: to shake up sth
Örnekler
She shook the salad up with a vibrant dressing for extra flavor.
O, ekstra lezzet için canlı bir sosla salatayı çalkaladı.
02
sarsmak, sallamak
to move people or things physically, often in an aggressive and unexpected manner
Transitive: to shake up sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
up
temel fiil
shake
şimdiki zaman
shake up
3. tekil kişi
shakes up
şimdiki zaman ortacı
shaking up
basit geçmiş zaman
shook up
geçmiş zaman ortacı
shaken up
Örnekler
The sudden loud noise shook him up, making him drop his books.
Ani yüksek ses onu sarsarak kitaplarını düşürmesine neden oldu.
03
yeniden düzenlemek, sarsmak
to alter the structure of something
Transitive: to shake up structure of something
Örnekler
She shook the furniture up to create more space in the living room.
O, oturma odasında daha fazla alan yaratmak için mobilyaları sarsıp değiştirdi.
04
sarsmak, altüst etmek
to disrupt someone's emotions or self-confidence
Transitive: to shake up sb
Örnekler
She shook up her audience with a powerful and thought-provoking speech.
O, güçlü ve düşündürücü bir konuşmayla dinleyicilerini sarstı.
05
sarsmak, yeniden düzenlemek
to cause significant and often dramatic changes within an organization, system, or situation
Transitive: to shake up a system or situation
Örnekler
The new CEO decided to shake up the company's management structure to enhance efficiency and foster innovation.
Yeni CEO, verimliliği artırmak ve yeniliği teşvik etmek için şirketin yönetim yapısını sarsmaya karar verdi.
06
sarsmak, hareketlendirmek
to motivate someone to be more active, aware, etc.
Transitive: to shake up sb
Örnekler
The school initiated a campaign to shake up students and create opportunities for them.
Okul, öğrencileri harekete geçirmek ve onlar için fırsatlar yaratmak amacıyla bir kampanya başlattı.



























