to poll
poll
pəʊl
pewl
polebowlbolecole

"poll"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to poll
01

anket yapmak, sormak

to ask people specific questions to gather their opinions or preferences on a particular subject 
Transitive: to poll a group
to poll definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
poll
3. tekil kişi
polls
şimdiki zaman ortacı
polling
basit geçmiş zaman
polled
geçmiş zaman ortacı
polled
Örnekler
The political candidate decided to poll potential voters to understand their concerns. 

Siyasi aday, endişelerini anlamak için potansiyel seçmenleri anket yapmaya karar verdi.

02

budamak, kısaltmak

to trim the upper part of a tree or plant, usually to promote new growth 
Transitive: to poll a tree or plant
Örnekler
The gardener polled the old oak tree to encourage thicker branches. 

Bahçıvan, daha kalın dalları teşvik etmek için yaşlı meşe ağacını budadı.

03

oy vermek, seçimde oy kullanmak

to participate in an election or decision-making process by casting a vote 
Intransitive
Örnekler
She polled early in the morning to avoid the long lines later. 

Daha sonra uzun kuyruklardan kaçınmak için sabah erken oy kullandı.

04

almak, toplamak

to receive a specific number of votes in an election or decision-making process 
Transitive: to poll a number of votes
Örnekler
The candidate polled 10,000 votes in the local election. 

Aday yerel seçimlerde 10.000 oy aldı.

Poll
01

kafanın üst kısmı, başın tepesi

the uppermost part of the human head 
poll definition and meaning
Örnekler
He tapped the poll lightly to check for a bump. 

Bir yumru olup olmadığını kontrol etmek için kafatasına hafifçe vurdu.

02

anket

a process in which random people are asked the same questions to find out what the general public thinks about a given subject 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
polls
Örnekler
The latest opinion poll indicates a significant shift in public opinion regarding climate change policies. 

Son anket, iklim değişikliği politikalarına ilişkin kamuoyunda önemli bir değişim olduğunu gösteriyor.

03

oylama

the act of casting or counting votes, or the location where this occurs 
Örnekler
Turnout at the polls was higher than expected. 

Sandık başındaki katılım beklenenden daha yüksekti.

04

evcil papağan, evcilleştirilmiş papağan

a domesticated parrot, often kept as a pet 
Örnekler
Their poll mimicked simple words from the children. 

Onların papağanı çocuklardan basit kelimeleri taklit etti.

05

ense, kafanın ense kısmı

(in anatomical contexts) the part of the skull located between the ears 
Örnekler
The veterinarian checked the horse's poll for injuries. 

Veteriner, atın ense bölgesini yaralanmalar açısından kontrol etti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store