dévorer
01
yutmak, oburca yemek
manger rapidement et avec avidité
Örnekler
Le chien a dévoré sa nourriture en quelques secondes.
Köpek, yemeğini birkaç saniyede yutuverdi.
02
gözleriyle yutarcasına bakmak, gözlerini dikerek bakmak
regarder avec une intense concentration ou passion
Örnekler
Les enfants dévoraient la vitrine du magasin de jouets.
Çocuklar oyuncak mağazasının vitrinini yiyorlardı.
03
kitapları yutmak, açgözlülükle okumak
lire avec une grande avidité et rapidité
Örnekler
Il a dévoré le journal du matin en quelques minutes.
Sabah gazetesini birkaç dakikada yuttu.
04
yok etmek, tamamen yok etmek
détruire complètement et irréversiblement
Örnekler
Le temps dévore les monuments anciens.
Zaman, eski anıtları yiyip bitirir.
05
işkence etmek, yiyip bitirmek
causer une souffrance mentale ou émotionnelle intense
Örnekler
La jalousie dévore peu à peu leur relation.
Kıskançlık ilişkilerini yavaş yavaş yiyip bitiriyor.



























