dévorer
Pronunciation
/devɔʀe/

"dévorer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

dévorer
01

yutmak, oburca yemek

manger rapidement et avec avidité
dévorer definition and meaning
example
Örnekler
Le chien a dévoré sa nourriture en quelques secondes.
Köpek, yemeğini birkaç saniyede yutuverdi.
02

gözleriyle yutarcasına bakmak, gözlerini dikerek bakmak

regarder avec une intense concentration ou passion
dévorer definition and meaning
example
Örnekler
Les enfants dévoraient la vitrine du magasin de jouets.
Çocuklar oyuncak mağazasının vitrinini yiyorlardı.
03

kitapları yutmak, açgözlülükle okumak

lire avec une grande avidité et rapidité
dévorer definition and meaning
example
Örnekler
Il a dévoré le journal du matin en quelques minutes.
Sabah gazetesini birkaç dakikada yuttu.
04

yok etmek, tamamen yok etmek

détruire complètement et irréversiblement
dévorer definition and meaning
example
Örnekler
Le temps dévore les monuments anciens.
Zaman, eski anıtları yiyip bitirir.
05

işkence etmek, yiyip bitirmek

causer une souffrance mentale ou émotionnelle intense
example
Örnekler
La jalousie dévore peu à peu leur relation.
Kıskançlık ilişkilerini yavaş yavaş yiyip bitiriyor.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store