connaître
Pronunciation
/kɔnɛtʀ/

"connaître"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

connaître
01

bilmek

avoir appris ou posséder une compétence dans un domaine
connaître definition and meaning
Örnekler
Il connaît la programmation informatique.
O, bilgisayar programlamayı biliyor.
02

tanımak, bilmek

avoir une connaissance de quelqu'un ou de quelque chose
connaître definition and meaning
Örnekler
Il connaît son voisin depuis des années.
Yıllardır komşusunu tanır.
03

acı çekmek, ıstırap çekmek

subir ou éprouver quelque chose de difficile ou désagréable
Örnekler
Elle a connu la perte de son emploi récemment.
O, işini kaybetmeyi tanıdı yakın zamanda.
04

deneyimlemek, yaşamak

être confronté à un événement positif comme le succès ou la renommée
Örnekler
L' artiste connaît enfin la reconnaissance internationale.
Sanatçı nihayet uluslararası tanınmayı tanıyor.
05

kendini tanımak, kendini bilmek

avoir une bonne connaissance de soi-même
Örnekler
Nous devons nous connaître pour progresser personnellement.
Kişisel olarak ilerlemek için kendimizi tanımamız gerekir.
06

tanışmak, birbirini tanımak

avoir une connaissance réciproque avec quelqu'un
Örnekler
Vous vous connaissez depuis longtemps.
Uzun zamandır birbirinizi tanıyorsunuz.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store