connaître
connaître
kɔnaɛ̯tʁ
kawnaetr

"connaître"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

connaître
01

bilmek

avoir appris ou posséder une compétence dans un domaine 
connaître definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
connais
1. çoğul kişi
connaissons
gelecek zamanda 1. kişi
connaîtrai
şimdiki zaman ortacı
connaissant
geçmiş zaman ortacı
connu
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
connaissions
Örnekler
Je connais bien cette langue. 

Bu dili iyi biliyorum.

02

tanımak, bilmek

avoir une connaissance de quelqu'un ou de quelque chose 
connaître definition and meaning
Örnekler
Je connais bien cette ville. 

Bu şehri iyi tanırım.

03

acı çekmek, ıstırap çekmek

subir ou éprouver quelque chose de difficile ou désagréable 
Örnekler
Beaucoup de pays connaissent la famine. 

Birçok ülke kıtlığı tanır.

04

deneyimlemek, yaşamak

être confronté à un événement positif comme le succès ou la renommée 
Örnekler
Il a connu un grand succès dans sa carrière. 

Karşısına büyük bir başarı çıktı kariyerinde.

05

kendini tanımak, kendini bilmek

avoir une bonne connaissance de soi-même 
Örnekler
Il est important de se connaître avant de prendre des décisions. 

Karar vermeden önce kendini tanımak önemlidir.

06

tanışmak, birbirini tanımak

avoir une connaissance réciproque avec quelqu'un 
Örnekler
Nous nous connaissons depuis l'école. 

Okuldan beri birbirimizi tanıyoruz.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store