Ara
agarrar
01
tutmak, yakalamak
sujetar algo con fuerza usando la mano u otra parte del cuerpo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
agarro
3. tekil kişi
agarra
şimdiki zaman ortacı
agarrando
basit geçmiş zaman
agarró
geçmiş zaman ortacı
agarrado
Örnekler
Agarré la cuerda antes de que cayera.
Tuttum ip düşmeden önce.
02
anlamak, kavramak
comprender o captar una idea, situación o concepto
Örnekler
No agarré lo que quiso decir.
Ne demek istediğini kavrayamadım.
03
tutuklamak, yakalamak
arrestar o capturar a alguien, especialmente en una redada o operación policial
Örnekler
La policía lo agarró con drogas.
Polis onu uyuşturucuyla yakaladı.
04
kapmak, yakalanmak
enfermar o contagiarse de una enfermedad
Örnekler
Juan agarró un resfriado durante el invierno.
Juan kış boyunca bir soğuk algınlığı kapmıştı.



























