Ara
agarrar
01
tutmak, yakalamak
sujetar algo con fuerza usando la mano u otra parte del cuerpo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
agarro
3. tekil kişi
agarra
şimdiki zaman ortacı
agarrando
basit geçmiş zaman
agarró
geçmiş zaman ortacı
agarrado
Örnekler
El perro agarró el palo que le lanzaron.
Köpek, kendisine atılan çubuğu yakaladı.
02
anlamak, kavramak
comprender o captar una idea, situación o concepto
Örnekler
Los niños agarraron rápidamente las reglas del juego.
Çocuklar oyunun kurallarını hızlıca kavradı.
03
tutuklamak, yakalamak
arrestar o capturar a alguien, especialmente en una redada o operación policial
Örnekler
Agarraron el taller de falsificación.
Sahte atölyeyi agarraron.
04
kapmak, yakalanmak
enfermar o contagiarse de una enfermedad
Örnekler
No quiero agarrar ese virus.
O virüsü kapmak istemiyorum.



























