abroad
ab
ˈəb
ēb
road
rɔ:d
rawd
aborad

"abroad"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

abroad
01

yurt dışı

in or traveling to a different country 
abroad definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
karşılaştırılamaz
adverb of place
Örnekler
They plan to travel abroad next summer to explore Europe. 

Önümüzdeki yaz Avrupa'yı keşfetmek için yurtdışına seyahat etmeyi planlıyorlar.

02

uzaklara, her yöne

over a large area or in various directions, often referring to dispersion or spread 
Örnekler
After the storm, debris was found scattered abroad across the landscape. 

Fırtınadan sonra, enkaz manzara boyunca yurtdışına dağılmış halde bulundu.

2.1

yurtdışında, dolaşımda

in widespread circulation, often referring to rumors or feelings 
Örnekler
There is a rumor abroad that the company will close soon. 

Şirketin yakında kapanacağına dair yurtdışında bir söylenti var.

2.2

yurtdışında, dışarıda

moving or existing freely, typically in a public or open area 
Örnekler
The children played abroad in the park all afternoon. 

Çocuklar bütün öğleden sonra parkta açık havada oynadılar.

03

yurtdışında, evden uzakta

outside, away from home, or outside one's usual place of residence 
eski kullanım
Örnekler
In ancient times, few people ventured abroad from their warm homes. 

Eski zamanlarda, çok az insan sıcak evlerinden yurtdışına çıkmaya cesaret ederdi.

04

yanlışlıkla, hatalı bir şekilde

in error or deviation, often referring to incorrect ideas or actions 
eski kullanım
Örnekler
The teacher's explanation went abroad, confusing the students instead of clarifying the topic. 

Öğretmenin açıklaması yanlış yola saptı, konuyu açıklamak yerine öğrencileri kafasını karıştırdı.

Abroad
01

yurt dışı, yabancı ülkeler

foreign countries outside one's own country 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
News from abroad spreads quickly today. 

Yurtdışından haberler bugün hızla yayılıyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store