dissonance
Pronunciation
/ˈdɪsənəns/

"dissonance"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Dissonance
01

ahenksizlik

unpleasant composition of sounds
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
They noticed the dissonance in the chords, which made the music sound harsh and unresolved.
Akorlardaki uyumsuzluğu fark ettiler, bu da müziğin sert ve çözümsüz görünmesine neden oldu.
02

akortsuzluk

a combination of notes or chords that sounds harsh or unstable
Örnekler
The pianist explored dissonance to convey emotional complexity.
Piyanist, duygusal karmaşıklığı aktarmak için disonansı keşfetti.
03

uyumsuzluk

a state of disagreement between people's opinions, actions, or personalities, often resulting in tension
Örnekler
Political debates often reveal deep dissonance between opposing ideologies.
Politik tartışmalar genellikle karşıt ideolojiler arasında derin bir dissonans ortaya çıkarır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store