to disentangle
dis
dɪs
dis
en
ɪn
in
tan
ˈtæn
tān
gle
gəl
gēl
bespangleembrangleuntangleentangle

"disentangle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to disentangle
01

dolaşıklığını gidermek

to carefully free something from knots or twists 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
disentangle
3. tekil kişi
disentangles
şimdiki zaman ortacı
disentangling
basit geçmiş zaman
disentangled
geçmiş zaman ortacı
disentangled
Örnekler
The fisherman skillfully disentangled the fishing line caught in a clump of seaweed. 

Balıkçı, bir yosun yığınına takılan olta ipini ustalıkla çözdü.

02

çözmek (karışık bir şeyi)

to make a complicated and confusing situation, argument, etc. simpler and more understandable 
Örnekler
The consultant's role was to disentangle the complex financial data and present it in a clear report. 

Danışmanın rolü, karmaşık finansal verileri çözmek ve bunları net bir raporda sunmaktı.

03

düzeltmek, taramak

to smooth and tidy out, typically with a comb 
Örnekler
She disentangled her daughter's hair before school. 

O, okula gitmeden önce kızının saçlarını tarayıp düzeltti.

04

çözmek, düğümlerini ayırmak

separate the tangles of 
05

çözmek, kurtarmak

to free someone or something from entanglement, involvement, or responsibility 
Örnekler
The government disentangled itself from the failing project. 

Hükümet, başarısız projeden kurtuldu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store