crazy
cra
ˈkreɪ
krei
zy
zi
zi
daisymazylazyhazy

"crazy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

crazy
01

aptal

extremely foolish or absurd in a way that seems insane 
crazy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
craziest
karşılaştırma derecesi
crazier
derecelendirilebilir
Örnekler
He does crazy things like swimming in the lake in the middle of winter. 

Kışın ortasında göle yüzmek gibi çılgın şeyler yapar.

02

deli, çılgın

(of a person) not possessing a stable and healthy mental condition 
crazy definition and meaning
Örnekler
He's acting crazy, he insists he can communicate with his dead cat. 

Deli gibi davranıyor, ölü kedisiyle iletişim kurabileceğinde ısrar ediyor.

03

delicesine, tutkun

extremely fond of a person or thing 
Örnekler
I’m crazy about this new restaurant and eat there often. 

Bu yeni restorana deliyim ve sık sık orada yemek yiyorum.

04

heyecanlı

losing emotional or mental control, often due to excitement, anger, or distress 
Örnekler
The crowd went crazy when their team scored the winning goal. 

Takımları kazanan golü attığında kalabalık çılgına döndü.

Crazy
01

deli, çılgın

a person who is mentally unstable or behaves irrationally 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
crazies
Örnekler
The town viewed him as a crazy who talked to himself. 

Kasaba onu kendi kendine konuşan bir deli olarak görüyordu.

crazy
01

deli gibi, inanılmaz derecede

in an intense or extreme manner 
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The traffic was crazy bad during rush hour. 

Yoğun saatlerde trafik çılgınca kötüydü.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store