Ara
to riot
01
isyan etmek, ayaklanmak
to engage in violent and disorderly behavior, typically by a group of people, often in protest or as a reaction to a perceived injustice
Intransitive
Örnekler
People started to riot against the government's new policy.
İnsanlar hükümetin yeni politikasına karşı isyan etmeye başladı.
02
azmak, çılgınca eğlenmek
to behave in an drunken or uncontrolled way, often involving overindulgence in pleasure or luxury
Intransitive
Örnekler
They rioted in luxury, staying in the finest hotels and enjoying the best entertainment.
Lüks içinde çılgınca eğlendiler, en iyi otellerde konaklayarak ve en iyi eğlencelerin tadını çıkararak.
Riot
Örnekler
The authorities declared a state of emergency in response to the riot that escalated into widespread violence.
Yetkililer, yaygın şiddete dönüşen isyana karşılık olarak olağanüstü hal ilan etti.
02
debaş, çılgın eğlence
a unrestrained gathering marked by excessive drinking and licentious behavior
Örnekler
He wrote shocked letters home about the riotous parties he attended while studying abroad.
Yurtdışında okurken katıldığı azgın partiler hakkında eve şok edici mektuplar yazdı.
03
bir harika, bir eğlence
something or someone extremely funny or entertaining
Örnekler
That sitcom episode was a riot from start to finish.
O sitcom bölümü başından sonuna kadar bir cümbüştü.
04
taşkınlık, boşalma
a sudden, intense, and unrestrained outpouring of emotion
Örnekler
Seeing the abandoned garden in bloom produced a riot of color and memory in her mind.
Terk edilmiş bahçenin çiçek açtığını görmek, zihninde bir coşku renk ve anı yarattı.



























