Ara
to bale out
01
su boşaltmak, tahliye etmek
to remove water from the bottom of a boat
Dialect
British
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
out
temel fiil
bale
şimdiki zaman
bale out
3. tekil kişi
bales out
şimdiki zaman ortacı
baling out
basit geçmiş zaman
baled out
geçmiş zaman ortacı
baled out
Örnekler
The fishermen always carry a bucket on board to bale out water during rough seas.
Balıkçılar, fırtınalı denizlerde suyu tahliye etmek için her zaman bir kova taşırlar.
02
finansal destek sağlamak, kurtarmak için mali destek sunmak
to offer financial support to rescue someone or an entity from a financial crisis
Dialect
British
Örnekler
Despite the challenges, the family was determined to bale out their struggling relative.
Zorluklara rağmen, aile, zor durumdaki akrabalarını kurtarmak için kararlıydı.
03
paraşütle atlamak, paraşütle tahliye etmek
to use a parachute to safely exit an airplane that is in danger of crashing
Dialect
British
Örnekler
The skydivers had to bale out when the plane's engine failed.
Paraşütçüler, uçağın motoru arızalandığında paraşütle atlamak zorunda kaldı.
04
tüymek, kaçmak
to quickly leave a tough or unpleasant situation
Dialect
British
Örnekler
The students had to bale out of the class due to an emergency.
Öğrenciler bir acil durum nedeniyle dersten kaçmak zorunda kaldı.



























